Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Battle Shounen Serilerinin Yıllar İçerisinde Geldiği Nokta

Nabu

Ulu Baykuş
Yönetici
Ulu Baykuş
Hem arkadaşlarla kendi aramızda discord gibi ortamlar, hem yerli yabancı başka forumlarda, hem izlediğimizz inceleme videoların da hemde bu forumda konu dışı ya da içi farketmeksizin. Nitekim pek çok platformda uzun zamandır ağzı kapalı bir şekilde konuştuğumu. Yeni Nesil Shounen Vs Eski Nesil Shounen davasına biraz girelim istedim ancak özellikle "Battle Shounen" janrası ağırlıklı olmaz üzere.

Öncelikle şunu belirtelim. Biz Eski VS Yeni tartışmalarını yaparken bu "eski denen" seriler genel de 95-2005 yılları arası çıkan seriler iken söz de yeni dediklerimiz 2013-2020 arası çıkanlar oluyor diyebiliriz. Yoksa Shounen ve Battle Shounen tarihi bundan çok daha eski. Hatta bir kronoloji yapalım ve baştan söyleyeyim çok detaylı bir şey olmayacak. Sonuçta makale yazmıyorum sadece konu için genel bir gösterim yapma peşindeyim. Yer almayan seriler için kellemi alacak gibi tavırlar sergilemeyin.




ÇAĞLARSERİLER
Kadim ZamanlarAstro Boy
Antik ÖncülerKimba, Dororo, Kamen Rider, Devilman
Globalleşme'nin BaşlarıKinnikuman, Fist of The North Star, Dragon- Ball, Saint Seiya, Jojo
Doksaların başları ile ortaları arasıInuyasha, Yu Yu Hakusho, Ruroni Kenshin, Dragon Ball Z,
Doksaların ortaları ile sonları arasıHxH , One Piece, Shaman King, Naruto, Yu-gi-Oh
Doksanların sonları ile ikibinlerin ortalarına doğruOne Piece, Naruto, Bleach, KHR, Gintama, Soul Eater, D-Gray Man, Claymore
İkibinlerin ortalarından 2010lu yıllara kadarPsyren, Toriko, Fairy Tail, FMA, Magi, Claymore, Medaka Box
2010lu yılların başlarıNNT, Ansatsu Kyoshitsu, World Trigger, Shingeki no Kyojin, Onepunch-Man (animesi daha sonra geldi),
2020'ye kadar olan kalan SüreçBoku no Hero Academia, Black Clover, Kimetsu no Yaiba, Boruto: The Next Generations, The Promised Neverland, Dr. Stone, Jujutus Kaisen, Samurai 8, Fire Force,



En çok karşılaştırılan ve kafa kafaya getirilen dönemleri koyulaştırdım. Bolca eleştirilen yeni dönemleri mavi, bolca yad edilen ve sevgiyle hatırlanan eski dönemi de (göreceli eski tabi) kırmızı ile gösterdim. Arada kalan geçiş sürecini ise yeşil ile işaretledim. Tablo, animeden çok manga ağırlıklı yapılmıştır.


Şimdi sizce nedir Battle Shounen ağırlıklı olmak üzere (tabloda olduğu üzere) shounen janrasının son dönem ki hali ve o zamandan bu zamana neler değişti ?
 
2010'dan sonraki yıllarda birkaç iyi seri çıksa da Üç Büyükler, HxH gibi serilere bakınca biraz düşüşe geçmiş gibi geldi. Ki zaten öncü seri bulmak için zaman aralığının geniş tutulmasına bakarak öyle olduğunu net şekilde söyleyebilirim sanırım. Bir de serilerin hızlı bitme sorunu var. Serilerin başında her işin başındakileri hızlı gösterme modası başladı. Seriler başlamadan bitiyor.
 
İlk önce OPM shounen değil seinen hocam onu düzeltelim.

2010'dan itibaren çıkan shounenlerin hepsi leş AMA!

Ben Promised Neverland'in Battle Shounen olduğunu şimdi öğrendim. :D Sadece animesini izlemiştim ve mangasının çizimleri baya leş olduğu için yanaşmadım. Animesi baya iyiydi ama ilerleyen süreçte Battle Shounene çevirdilerse meh yani.

Bir de doksanların başlarına Baki'yide eklemeyi unutmayalım. (OPM'nin seinen olması kadar bunun shounen olması da bir o kadar şaşırtıcı lol)

2010'dan itibaren çıkan serilerin genel sorunu kötü karakter yaratma özürlüleri olmaları açıkcası. Sayacak başka bir sürü sorun var ama ana sebep bu.
 
İlk önce OPM shounen değil seinen hocam onu düzeltelim.
Seinen dergide çıkıyor ama tüm mekanikleri battle shounen


Ben Promised Neverland'in Battle Shounen olduğunu şimdi öğrendim.
Battle shounen değil aslında sadece yeni shounen neslinin popüler olanlarından diye koydum.


mangasının çizimleri baya leş olduğu için
Senin leş algın çok garip gerçekten

0058-004.png

0058-018.png

0060-001.png

0060-009.png
Biraz karikatüristik ve fazla moe ama leş değil.


Bir de doksanların başlarına Baki'yide eklemeyi unutmayalım.
Kardeş sen konu hakkında konuşsana ? :D Lan başka konularda konu dışına çıkıp eski vs yeni hakkıdna 3 paragraf yazıyorsun burada bana shounen akademisyeni kesilmişsin :D Konuş işte içini dök :D


2010'dan itibaren çıkan serilerin genel sorunu kötü karakter yaratma özürlüleri olmaları açıkcası. Sayacak başka bir sürü sorun var ama ana sebep bu.
Sağda solda o kadar yeni serilere gömüyordun. Tam konusunu açtık tüm söyleyeceğin şu muydu yani :D Lan bir daha başka bir konuda bu konu hakkında konuş, o mesajı silmeyeni... :p :D
 
İlk önce OPM shounen değil seinen hocam onu düzeltelim.

2010'dan itibaren çıkan shounenlerin hepsi leş AMA!

Ben Promised Neverland'in Battle Shounen olduğunu şimdi öğrendim. :D Sadece animesini izlemiştim ve mangasının çizimleri baya leş olduğu için yanaşmadım. Animesi baya iyiydi ama ilerleyen süreçte Battle Shounene çevirdilerse meh yani.

Bir de doksanların başlarına Baki'yide eklemeyi unutmayalım. (OPM'nin seinen olması kadar bunun shounen olması da bir o kadar şaşırtıcı lol)

2010'dan itibaren çıkan serilerin genel sorunu kötü karakter yaratma özürlüleri olmaları açıkcası. Sayacak başka bir sürü sorun var ama ana sebep bu.
En önemli sorunun yeni şeyler denemeye kapalı olmaları olduğuna inanıyorum.

Hit shounenlerin(SnK'yı filan ayrı tutuyorum) hepsi tutan formüller üzerinden ilerliyor. Hatta bazıları direk girişini bile kopyalamış oluyor.

Hal böyle olunca evrende seni çeken bir şey bulamıyorsun, dolayısıyla evrene ilgin de "İzle oku geç" şeklinde oluyor. Şu an Jump'ın yüzü olan serilerin durumu bundan ibaret bir noktada.

Ha tabii bu seriler sana güzel bir evren sunmada da başarısız bir noktada.(En azından bir Naruto, bir One Piece,)

Ben mesela BnHa'nın animesini severek izliyorum. Sıkılmıyorum. Ama o kadar yani. Kimetsu no Yaiba keza aynı şekilde.

Boruto'nun mangasını sırf evreni özlediğim karakterlere olan merakım için bakıyorum. Yoksa o da nanay. Ama arkasında sağlam bir temeli olduğundan haftalık çıksa yine en çok gideri olabilecek olan o.

Bu arada Gintama battle konusunda hepsinden iyidir.(Animesi için konuşuyorum.)
 
Çizimleri ilerde iyileşiyormuş demek. Ben animenin kaldığı yerden başladığımda genellikle kötüydü. Bakınız;
11.jpg
13.jpg
Özellikle o boyun çizimleri beni tetikliyor baya.

10 seneye yakındır forumlarda takılıyorum diğer forumlarda yediğim off-topic uyarısının toplamından fazlasını burada yedim. Biraz muhabbete açık olun hocam fazla kasıyorsunuz.

Buna bağlı olarak önceki konularda yeterince laf ettiğim ve "çenemi yormaya değmez" dediğim için fazla konuşmak istemedim ama hadi başlayalım.

-Kötü karakter mevzusu dediğim gibi, ana amacı zaten battle shounen sektörüyle dalga geçmek olan Medaka Box'un bile kötü karakter-antoganist kadrosu 2010 ve devamında çıkan serilerden çok daha başarılı. Karakterlerin sadece içi değil dışlarıda boş. Dış görünüşlerine de herhangi bir özen gösterilmemiş ve aşırı steryotip duruyorlar. O kadar övülen Kimetsu No Yaiba'nın ana kötüsü Micheal Jackson'a benziyor. QWŞLEKWQLKŞLWQ.

-BnHA "Bu benim en iyi kahraman olmamın hikayesidir" diye başlıyor... Spoiler için sağ ol kanka. Hayır belki işin sonunda bunun olacağını biliyoruz ama One Piece'in "Bu benim korsanlar kralı olmamın hikayesidir" diye başladığını düşünün bir derim.

-Çıkan serilerin hiçbirinde evren genişletme çabası yok. "İyi taraf var, kötü taraf var, hadi savaşın." üzerine kurulmuş. Yazarlar hiçbir zaman seriye 3. parti sokmayı düşünmediler. EN, EN, EN basit örnek olarak Naruto'da Akatsuki, Danzo, Sasuke, Kabuto, Madara, Orochimaru derken bir ara ortalık 56 olmuştu.

-Ana karakter ve tayfasıda öyle aham şaham tipler değiller. Hepsi daha önce gördüğümüz ve tanıdığımız, her yeni karakter tanıtıldığında "Bu şuna benziyor, bu buna benziyor" dediğimiz karakterler. Ama dışardan bakıldığında kötülerden nispeten daha iyi durdukları söylenebilir. Ancak günün sonunda hiçbiri ortaya bir kişilik koyamıyor. Özellikle Black Clover'ın %75'i Fairy Tail'den, %25'ide Naruto'dan çakma.

-Ve cidden, serilerin hemen ana karakterin yanında kendinden üstün bir rakiple başlaması artık gına getirdi. Akıllara hemen Naruto-Sasuke geliyor zira. DB'de Goku'nun can düşmanı ve dostu Vegeta kaç bölüm sonra eklendi seriye. Kaçmıyor tren yani az bekleyin.

-Ana karakterin olmadığı bölümler göremiyoruz. Ana karaktersiz 2 bölümden fazla olmuyor. Zaten bu bir domino taşı etkisi denilebilir. Diğer karakterlerin gösterilecek doğru dürüst bir arka planı olmadığı için hikaye hep ana karakterin çevresinde geçiyor. Yiğidi öldür hakkını yeme, her ne kadar Oden karakterinden nefret etsem de One Piece on küsür bölüm Luffy gözükmeden devam etti. Aynı şekilde 2010 öncesi serilerde de ana karakteri uzun süre göremediğimiz zamanlar çokca vardır. Başka bir örnek Baki ki, bence bunu en iyi yapan battle shounen denebilir. Baki'nin ana karakter olduğunu unuttuğunuz vakitler oluyordu.

-Şimdi gelelim konu olarak genelin biraz dışında çıkan Nanatsu No Taizai'ye ki, bir battle shounen için asla yapılmaması gereken şeyi yapıp baştan karakterleri overpowered olarak getirmiş. Şimdi afedersiniz ama böyle bir bok yiyecekseniz Medaka Box, Gintama veya söylediğin sebepten dolayı OPM'yide dahil edersek bir parodi serisi olmak zorundasınız. Çünkü öbür türlü oturup kimse 100'ün üstünde bölüm boyunca ana karakterlerin mekanda terör estirip güçlerini saklamasını ve sonlara doğru artık adam gibi bir rakibin çıkıp ana karakterin zaten sahip olduğu tam potansiyeli ortaya çıkarıp o adamıda yenmesini izlemez. En azından ben bakmam yani anasını satayım. Onun dışında kötü ve ana karakterlerin steryotip ve cansız olması sorunu bunda da var. Söylenecek ekstra başka bir şey yok Nanatsu'yla ilgili. Eğer baştan güçlü bir ana karakter ortaya çıkarılmak isteniyorsa bile, biz adamla 0 olarak başlamalıyız. Bu sayede o güce kısa sürede de ulaşsa da, ulaşma şekli "bullshit" değilse ilerde adamı şov yaparken izleyince "Vay be kerataya bak daha dün şamar oğlanıydı." Diyerek keyiflenmemiz gerek. Buna en güzel örnek Veritas ve Solo Leveling. Koreli abiler iyi kıvırıyor bu işi.

Özet:Üstüne düşünülmemiş bir hikaye, evren ve karakterler. Kısacası her şeyleri sıkıntı.
 
-Çıkan serilerin hiçbirinde evren genişletme çabası yok. "İyi taraf var, kötü taraf var, hadi savaşın." üzerine kurulmuş. Yazarlar hiçbir zaman seriye 3. parti sokmayı düşünmediler. EN, EN, EN basit örnek olarak Naruto'da Akatsuki, Danzo, Sasuke, Kabuto, Madara, Orochimaru derken bir ara ortalık 56 olmuştu.
Şu kısım benim de gözlemlediğim en rahatsız edici kısım. İyiler var canavarlar var kapışın anasını satayım mottosunun ortak olarak görüldüğü seriler. Kimetsu, BnHA, OPM.

Black Clover ile Nanatsu ise aynı şekilde ancak diğerlerine nazaran çok çok çok az miktarda politika, bürokrasi vs sokuyorlar işin içine ama o kadar.



-BnHA "Bu benim en iyi kahraman olmamın hikayesidir" diye başlıyor... Spoiler için sağ ol kanka. Hayır belki işin sonunda bunun olacağını biliyoruz ama One Piece'in "Bu benim korsanlar kralı olmamın hikayesidir" diye başladığını düşünün bir derim.
Bu başlangıç tipi çok çok sorun olmayabilirdi eğer Deku gerçekten biraz daha özel biri olabilseydi. All Might'ın sütü aktığı için onu seçmesi haricinde bir başka özelliği olabilseydi keşke o zaman bu kadar sırıtmayabilirdi ama şimdi öyle değil. Ama evet bence de yanlış bir başlangıç şekli.


-Ve cidden, serilerin hemen ana karakterin yanında kendinden üstün bir rakiple başlaması artık gına getirdi. Akıllara hemen Naruto-Sasuke geliyor zira. DB'de Goku'nun can düşmanı ve dostu Vegeta kaç bölüm sonra eklendi seriye. Kaçmıyor tren yani az bekleyin.
Rakip dostları nasıl işlediklerine göre bu bir sorun olmak zorunda değil. Ve bunun tonla güzel örneği de var. Vegeta'nın sonra gelmesi de yazarın bunu bilerek bekletmesinden değil. Serinin daha vahşi ve şiddet içeren bir battle rotaya gitmesinden oldu.


Yiğidi öldür hakkını yeme, her ne kadar Oden karakterinden nefret etsem de One Piece on küsür bölüm Luffy gözükmeden devam etti.
Dediğine katılıyorum ancak bu çok kötü bir örnek çünkü biz tayfayı beraber bir şeyler tecrübe ederken, tayfanın slice of life hallerini sergilerken görmeyeli yıllar oluyorken tamamen son anda kıçtan uydurulan bir mesih yaratmak bir övgü hak etmiyor. Kaldı ki Luffy son 4 arkı aşırı domine ediyor diğer karaktere nazaran o yüzden Oden sağlııklı bir örnek değil ama yan karakterlerin yetersizliği ve baş karaktere ihtiyaç duymaları konusunda katılıyorum.

Ancak dürüst olmak gerekirse, Bu konuda Boku no Hero academia biraz daha iyi. her bölüm deku yok ve deku olsa bile başrol olması gerekmeyebiliyor. Öte yandan bir sahne de luffy ya da naruto varken başrol olmamaları çok çok nadiren olan şeylerdi.




Dış görünüşlerine de herhangi bir özen gösterilmemiş ve aşırı steryotip duruyorlar. O kadar övülen Kimetsu No Yaiba'nın ana kötüsü Micheal Jackson'a benziyor. QWŞLEKWQLKŞLWQ.
Aga bu biraz hata bulacam diye kasmak oluyor. Ona bakarsan OP karakterlerinin hepsi gerçek karakterlerden, gerçek ırklardan ve korsan temasından nemalanıyor. Steryotip ise allahılar yani :D

ske4tf54kji01.jpg

onepiece.jpg

1-3.jpg

main-qimg-2a9eaa0a3e920bde68ae7641c7733073.webp

Bu arada bir karaktere benzemeleri ya da esinlenilmeleri benim için sorun değil. Ama bir karakteri gömmek isteyince direkt ilk söyleyeceğin şey buysa o zaman bu serilerin çok çok üstüne koyduğun bir serinin bu konuda ap ayrı bir seviyede olduğunu unutma bence :D

--------------------------------------

Bunların haricinde yeni nesli ben de epey zayıf, tek düze ve basit buluyorum. Ancak One Piece 10 ise bunlar 3-4 gibi de bakmıyorum. O şekilde baktığım sadece NNT ile Boruto var. Onun haricindekiler gene fena değiller. Black Clover'a 5 verdim ancak güncel takip ediyorum misal. Ha elbette 3 büyükler ya da diğer ikonik shounenlerin yakınından geçirmem. Ancak söz konusu Boku no Hero Academia, Kimetsu no Yaiba, Onepunch-Man falan olduğunda öyle düşümüyorum.

Dr. Stone animesini gördüm bir daha dönüp bakmadım Fire Force 23 bölüm okudum bir daha dönüp bakar mıyım bilmiyorum.
 
OPM karakter yaratma konusunda baya iyi. Çizimler konusunda ise 3 büyükler halt etmiş. O yüzden evren tasarımının tek düze olması pek sırıtmıyor.

Ben zaten Wano FB'sinde az sövmedim. Sadece aklıma gelen en yakın örnek o vardı yoksa haklısın. :D

Tabii ki, severek takip ettiğimiz serilerin karakterlerinde de esinlenmeler var. Ama benim aklıma Kimetsu No Yaiba'nın ana kötüsü diyince Michael Jackson geliyorsa bu o karakter ortaya bir kişilik koyamadığındandır diye düşünüyorum. Adını hatırlamadığım bu arkadaşın insan karısı ve çocuğu olması ilginç bir detay olsa da, emrindekilere karşı olan tavrından dolayı bana Tanrıcılık kompleksi olan sıradan bir villian gibi geldi.

Ben serinin başında rakip karakter eklemenin artık tadı kaçan bir formül olduğunu düşünüyorum. Gerek yok yani.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Tabii ki, severek takip ettiğimiz serilerin karakterlerinde de esinlenmeler var. Ama benim aklıma Kimetsu No Yaiba'nın ana kötüsü diyince Michael Jackson geliyorsa bu o karakter ortaya bir kişilik koyamadığındandır diye düşünüyorum.
Yani Anime'yi kastediyorsan adama şehirde rastgelmemiz ve son bölümde adamlarını haşlaması hariç sahnesi yok zaten. Aklına tek gelen şeyin MJ olması çok da anormal değil. Çünkü adamın hayatı, karakteri, kişiliğine dair bişi bilmiyoruz.

Muzan benim için, "doğal felaket" tarzı bir kötü. Bir karakteri olması gerekmiyor, onu umursamamız da gerekmiyor (Misal Naruto'nun hatalarından biri tüm kötüleri aşırı önemsememize sebep olması olabilir) çünkü o kendi evreni için çok çok güçlü ve baş karakterlerimizin hikayeye girdiği yerden yılllar yıllar önce hükmüne başlamış biri.

Bu açıdan Avatar: The Last Airbender'dan ozai aklıma geliyor. Ozai iyi bir karakter mi sorusunu "işlevini görmek" perspektifinden bakarsan çok iyidir ancak karakterizasyon, derinlik vs olarak bakarsan iyi değildir. Peki seri buna ihtiyaç duymuş mudur ? Hayır. Benzer bir şekilde Kimetsu no Yaiba'da da Muzan bir öcü, daha fazlası olmasına gerek yok. Çünkü evren buna ihtiyaç duymuyor. Yani her kötünün alt motiflerini öğrenelim, karakterini bilellim, onu umursayalım "ya bu kötü ama aslında gak guk" çekelim diye bir kaide yok bence.

Ha bana sorsan gördüğün en iyi anime-manga kötüleri say diye .. Muzan Top 50 - 60 bile etmeyebilir. Ama eğer serinin hikayesi ve evreni top 10 seviyesinde bir karaktere ihtiyaç duymayacak şekilde yapıldıysa o zaman benim için Top 150-200 olması bile problem değil. Bu tamamen evrenin ilerleyişine bağlı.

25-26 bölümlük animeye bakıp 202 sayılık mangası olan seriyi yermek çok sağlıklı olmayabilir. Evet 25-26 bölüm kesinlikle sana bir fikir verir. Ama o kadar işte.


OPM karakter yaratma konusunda baya iyi. Çizimler konusunda ise 3 büyükler halt etmiş. O yüzden evren tasarımının tek düze olması pek sırıtmıyor.
Ya OPM düz bir seri, yaptığı şey konusunda dürüst ve kendisinin farkında bir seri o yüzden katılıyorm. Orada bu durum o kadar sırıtmıyor. Ama bana biri kalkıp OPM en iyi evrenlerden birine, en iyi kötülerden ve en iyi kahramanlardan bazılarına sahip dese o zaman haşlarım işte çünkü değil. Ama bu OPM'den zevk almanı engelleyecek bir şey değil. Çünkü olayı belli.
 
Kimetsu No Yaiba'yı dediğin gibi Avatar kafasıyla izlememiz gerekiyorsa ben okeyim. :D Çok hypelandığı için ben daha ciddi bir seri olarak bakmıştım. Ufotable'nin kalitesiyle animesi zevk veriyor ama mangasına bakınca Ferrari'den inip Tofaş'a binmiş gibi oluyorsun.
 
Avatar kafasıyla
Bu ne demek bilmiyorum. Ancak kastettiğin Avatar çocuksu, basit bişi ben Kimetsu'yu daha ciddi sanmıştım demek ise ki sanırım şurada onu kastetmek istemişsin.

Çok hypelandığı için ben daha ciddi bir seri olarak bakmıştım.
Valla o zaman söylemeliyim, Avatar: The Last Airbender ve hattal The Legend Of Korra serileri bile üç büyüklerden (hele hele One Piece'den) çok çok daha ciddi, çok daha önemli olgulara el atabilmiş, çok daha kendini gerçekleştirebilmiş bir iştir. Daha rafinedir.

Kastedilen şey "Avatar Kafası" ile gider değil. Dediğim şey villain tiplerine yapılan bir bakış idi. Gören de One Piece villain konusunda çok başarılı sanacak. Ya da çok ciddi, çok sert bir iş sanacak.


Ufotable'nin kalitesiyle animesi zevk veriyor ama mangasına bakınca Ferrari'den inip Tofaş'a binmiş gibi oluyorsun.
Açıkçası mangası haftalık çıkan bir seri için yeterince kaliteli ve kendine özgün, diğerlerinden ayırt edilebilir bir yapısı var. Animasyonu ise çok güzel olmakla beraber "Ferrari" demezdim. Öbürüne de tofaş demezdim tabi :D
 
Tam olarak Avatar'ın neresi derin abi? Ozai'nin Arlong'dan ne farkı var?
 
Tam olarak Avatar'ın neresi derin abi? Ozai'nin Arlong'dan ne farkı var?
Avatar, Ozai'dan mı ibaret ? Ozai bir tehdit ve adamın 60 bölümlük seride yüzünü gördüğümüz ve konuştuğu bölüm sayısı 4-5 falan :D

Arlong'In kendi evrenindeki rolü ile Ozai'nin bir değil. Kaldı ki Arlong hikayesi OP'nin nadir iyi işlenmiş kötü adam-kurban-kahraman hikayelerinden biri. Ama o bile Ozai ile tamamen alakasız kullanılış şekli olarak.

Bu tarz bir soruyla gelen kişiye de daha da açmama gerek yok konuyu çünkü boşa çaba olacak gibi geliyor aga. Ama bu seriyi inceleyen essay tarzı videolar ve yazılar var bir bakabilirsin. Derinlik olarak sırf Iroh-Zuko ikilisi üzerinden yürütülen her şey >> OP derim zaten :D
 
Tam olarak Avatar'ın neresi derin abi? Ozai'nin Arlong'dan ne farkı var?
Avatar, Ozai'dan mı ibaret ? Ozai bir tehdit ve adamın 60 bölümlük seride yüzünü gördüğümüz ve konuştuğu bölüm sayısı 4-5 falan :D
Arlong'In kendi evrenindeki rolü ile Ozai'nin bir değil. Kaldı ki Arlong hikayesi OP'nin nadir iyi işlenmiş kötü adam-kurban-kahraman hikayelerinden biri. Ama o bile Ozai ile tamamen alakasız kullanılış şekli olarak.

Bu tarz bir soruyla gelen kişiye de daha da açmama gerek yok konuyu çünkü boşa çaba olacak gibi geliyor aga. Ama bu seriyi inceleyen essay tarzı videolar ve yazılar var bir bakabilirsin. Derinlik olarak sırf Iroh-Zuko ikilisi üzerinden yürütülen her şey >> OP derim zaten :D
Ben arkama dönüp baktığımda 3. sezonun ortalarına kadar kendini pek ciddiye almamış eğlencelik bir seri görüyorum açıkcası. Hiç derinlemesine bakmadım. OP'nin antagonistlerine de laf etmezsin bu arada ya. :D Arlong'undan tut Katakuri'sine kadar hepsi başarılı çarlar.
 
BnHA, Enen no Shouboutai, Boruto gibi serilerin geldiği garip nokta, Kimetsu'nun yeni arkını işleyen filmin piyasalarda görünmeye başlaması gibi şeylerden sonra şu konuyu hortlatayım dedim.
 
Çıkan serilerin hiçbirinde evren genişletme çabası yok. "İyi taraf var, kötü taraf var, hadi savaşın." üzerine kurulmuş. Yazarlar hiçbir zaman seriye 3. parti sokmayı düşünmediler. EN, EN, EN basit örnek olarak Naruto'da Akatsuki, Danzo, Sasuke, Kabuto, Madara, Orochimaru derken bir ara ortalık 56 olmuştu.
Bu harika bir tespit.Üzerine pek bir şey eklemeye gerek yok.Sorunun direk yüzde 80i bana göre.
Eski Shounenler kurgusal derinliği bakımından "Shounen" isminin aksine 7 den 70 de herkese hitap edebiliyoken, şimdiki shounenleri ben 20li yaşlarında birine önermem mesela.Aşırı düzler.Bu karakter iyi, bu kötü hadi savaşından öteye geçemiyorlar.
 
Ayrıca bir konu açmak istemediğimden en alakalı olabileceği başlık olan buraya açmak istedim.

Beni bilen biliyor yeni, aşırı formulize edilmiş battle shounenleri sevmiyorum. Ve kendi açımdan tablom şöyle;

Çöp -> Boruto, NNT, Dr.Stone
Okunabilir ancak en aşağı seviyede kalan -> Fire Force (başları güzeldi ancak bir yukarıdaki gruba gittikçe yaklaşıyor), Black Clover, Samurai 8
Sıradan -> Jujutsu Kaisen
Güzel bazı şeyleri oturtan ancak çok da bir yere varamayan, çok fazla bata çıka ilerleyen -> BnHA, Onepunch-Man
İyi, Hoş, Temiz ancak sarsıcı ya da ilham kaynağı olacak cinsten bir yanı pek olmayan -> Kimetsu no Yaiba (yukarısındaki grupla arası çok uzak değil sadece Kimetsu bir yere vardı ve başı sonu belli, temiz bir hikaye arkına sahip)
Potansiyelinin altında kalan (under acheiver) -> Attack On Titan
Çok olağanüstü bir şey olmamasına rağmen tertemiz Battle Shounen deneyimi -> World Trigger


Şimdi bu tabloya baktığımda. World Trigger gibi bir serinin (evet biliyorum yazarın hastalığı sebebiyle, seri bir türlü akıcılığı kazanamadı ancak yine de hem devam eden bir animesi hem de 200 bölüm üstü hala devam eden bir mangası var) popülerliği ve verilen puanlara bakınca (eski shounenlerle kıyaslamıyorum çünkü öyle olunca geri kafalı oluyoruz o yüzden daha güncel olan WT'yi seçtim) hatta Black Clover gibi seveninin bile "ya bir bok olmadığını biliyorum ama çıtır çerez gidiyor işte" şeklinde bir farkındalıkla izlediği bir seriye bile bakınca.

Açıkçası ben yukarıdaki bazı serilerin aşırı abartıldığı kanısındayım. Bunlar; Kimetsu no Yaiba ve Jujutsu Kaisen. İkisi de manga olarak başarılı seriler olsa da global haritaya animeleri ile oturan seriler. Ve ikisinin de animasyonları bence aşırı abartılıyor. Haftalık anime olsalardı bu aşırı hype ben de kapılırdım ancak sezonluk animeler bunlar. Neredeyse yılın 3/5 'i falan gibi hazırlık zamanları var. Eski Naruto-Bleach-One Piece-Fairy Tail-KHR gibi her bölümün bir hafta içerisinde çıkarıldığı haftalık işler değiller. 52 haftalık yılın 26 Haftası seri olarak yayınlanan ve bir kaç hafta da sezon öncesi hazırlıkla geçen koşuşturmacalı animelerdi onlar ve eski zamanlardaki teknolojik imkansızlıklar da ortada.Ona rağmen burada anime olarak tatmin edici olmayan bir tek OP diyebilirim diğer hepsi iyi iş çıkarttı.

Bunlar anime abartısına olan tepkim. Manga olarak ise iki mangada özgün ve geleneksel bir çizim tarzına sahip. Yer yer özentisiz ve eskiz çizimi tarzında olsalar da ben beğeniyorum ancak manga olarak da "olağanın ötesinde" denebilecek bir yanları yok.

Peki kurgu ve evren olarak ? Tipik şonenler zaten öyle "ground breaking" bir durum yok. Ha Jujutsu için standart şonenlere biraz daha gotik ve karanlık duruşu ile bir fark yarattığını, Kimetsu için de az ve öz tutumu ile bir fark yarattığını söyleyebilirim ancak bu fark. Onları herkesin çok üstüne koyacak cinsten bir fark değil daha çok kalabalık içerisinde seçilebilmelerine olanak sağlayan bir fark.


Özellikle de Jujutsu Kaisen'i aşırı abartıldığı kanaatindeyim. MAL puanları falan şaka gibi :D Yani sırf finali yüzünden binlerce insan Attack on Titan'a 1 verdi :D Böyle acımasız bir ortamda Jujutsu'nun 8.5 olması komedi.

Bu puan neden aşırı, bunu anlamak için karşılaştıralım.

World Trigger -> 7.81
Magi -> 8.29
Naruto -> 8.06
Bleach-> 7.67
Shingeki no Kyojin -> 8.61 (son 20 sayısından sonra bence bu da çok ancak Attack on Titan ground breaking sayılabilir bir iş. Son 10 yıl anime-manga aleminin hype-meter'ı gibi iş görmüş bir seriden bahsediyoruz)
Boku no Hero Academia -> 8.29 (bu da çok)
Katekyo Hitman Reborn -> 8.15
Black Clover -> 7.74
Claymore -> 8.32
Hunter x Hunter -> 8.68 (belki de tarihin en çok abartılan Şonen'i One Piece ile beraber )
Kimetsu no Yaiba -> 8.29
Boruto -> 6.93


Şimdi diyebilirsiniz ki abi Black Clover'ın 7.7 olduğu yerde JJK neden 8.5 olmasın. Ancak MAL kullanıcılarını (genelleme olarak , hepsi değil) bilen bilir 7 ve altı olan her şey çöptür. 7 de bir şeyin okunabilir ve izlenebilirliği açısından "bare-minimum" gibi bir şey. Yani MAL mantığına göre 7 ile 8 arasında dehşet bir fark var. Hatta sırf bunu anlayabilmeniz için Boruto'yu koydum oraya. Çok büyük bir çoğunluk tarafından çöp kabul edilen Boruto bile 7 puanın birazcık altında ancak MAL dilinde aslında bu cidden çok kötü demek. Bunu anladığımıza göre devam edelim. (Bunlar manga skorlarıdır anime değil)


World Trigger'ın 8'in altında kaldığı, Bleach'in, Black Clover'ın bile gerisinde olduğu bir ortamda JJK gerçekten Naruto, Magi, KHR,Claymore gibi devlerin üstünde bir seri mi ? Diğerlerinde olmayıp da bunda olan ne ? Ben söyleyeyim daha formülatik olması, daha edgy olması ve de daha iyi PR'a sahip bir animesi olması. Saydığım dört manganın JJK'den tonlarca fazlası vardır eksiği yoktur.


Ailesini kaybetmiş , İçinde Şeytan var o yüzden, okuldaki çoğu kişi ona karşı mesafeli ve eski kafalılar için bir soru işareti
Göz bandı takan beyaz saçlı, göz güçleri olan havalı bir hoca. Bir erkek fatma love interest kız, bir cool daha karanlık rival ve de renkli saçlı içinde şeytan olan baş karakter
Okula girer, turnuva arkı başlar bir ormanda deatmatch gerçekleşir. Özel jutsular, Bir grup özel yetenekleri olan güçlü lanetlinin çocuğun içindeki şeytanı ele geçirme davası vs

-> Naruto


Gerçek bir motivasyonu olmadan sırf yanındakileri koruma ayağına ilk günden kendini lanetli arındırma işinde bulan ve kötü durumdaki görevli yerine bu işi onun halledip, var olan ruhani savunma cemiyetine katılan turuncu saçlı baş karakter ve Domain Expension = Bankai

-> Bleach

Lanetlleri yok etme, insanlık farkında olmadan onları kurtarma bunun için gizli bir örgüte katılma, kötülerin daha sık ve de erkenden iyileri öldürmeye başlayabiliyor olması

-> Kimetsu No Yaiba


Bu arada bu tabloyu seri "kötü" demek için oluşturmadım. Battle Shounenlerde pek çok tekrar eden öğe ve de esinlenme olabilir. Ancak 8.5 isen ve de kesinlikle eleştri-geçirmez bir fan kitlesine sahipsen insan biraz daha özgün olmasını bekliyor.

Malboro Effect diyorum başka da bir şey demiyorum.
 
Yeni nesil shounenlerde nedense o eski serilerin yakaladığı havayı yakalayamıyorum tam olarak. İçlerinde yaklaşanlar iyi olanlar var fakat sanki potansiyellerinin altında kalmış gibi geliyor çoğu.
 
Yeni nesil shounenlerle bir sorunumum yok bir kaç istisna(Black clover,Boruto) dışında okuduğum bütün serileri başarılı buluyorum hatta bazıları eski serilerden çok daha kaliteli(JJK,son iki Arc hariç NNT).
 
Üst