Hokazono Masaya adlı biri tarafından yazılmış Inugami adlı bir eser okumuştum oldukça tuhaf hikayesi olan enteresan bir seriydi o serinin çizimleri gayet iyiydi diyebilirim.
Naoki Urasawa'nın daha geçtiğimiz günlerde bitirdiğim 20th Century Boys ve 21st Century Boys eserlerini de kesinlikle çizimi iyi seriler arasında sayarım. Şaşlı bir çizimi yok genelde basit ve karakter yoğunluklu çiziyor ancak kaotik ya da etkileyici bir şey çizmesi gerektiğinde de bunu alasınca çiziyor diyebilirim.
Valla stilini çok sevmiyorum özellikle surat ve ifade çizimlerini ancak yine de standart üstü bir adam Boichi. İşin tuhafı ise herkes onu Sun Ken Rock ile tanıdı ben ise Wallman adlı kısa serisiyle... Wallman'den kareler
Daha bitiremediğim ilk 20-25 sayısında kaldığım ancak dönemi için iyi çizimleri olan ve de ilerleyen sayılarda daha da düzelen bir seri olduğunu gördüğüm, Berserk'den bile eski olan Bastard'dan da bahsedeyim bari.
Şimdi esas olaya gelelim. Yine Takehiko Inoue ve yine harika çizimler henüz güncele gelmediğim iki serisinden bahsedeyim. Bunlar Real ve Vagabond.
Real engelli bir basketbolcunun zaman zaman huzur zaman zaman keder dolu hikayesi.
Vagabond ise çoğunuz biliyorsunuz Japonya tarihinin önemli tarihi figürlerinden efsanevi Samuray ve düşünür Miyamoto Musashi'nin köken hikayesi...
Real için
Vagabond için; (çok bişi demeye gerek yok fakat hadi bakalım)
Seinenimsi Shounen etiketli Shojo olan (biraz karışık) Claymore'dan bu konunun shounen için olanında bahsettim.
Bakmak isterseniz ->
En Sevdiğiniz Çizimlere Sahip Shounen Manga?