Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

One Piece Genel Tartışma&Paylaşım Başlığı

@Monolith Oda önde planlayıp, o plana göre yazan biri değil. Belli başlı temel fikirler kafasında onlar başından beri var ancak gerisini erteleyip sonra onu olduruveriyor. Yani Oda'nın geçmişte yaptığı her şey "foreshadowing" olmuyor. 700 bölüm arayla foreshadowing olmaz. Yazar zaten o doneyi yazdığını bilir o yüzden de özgürlüğü gereğince bunu var olan zamana uydurur. Ha gerçekten forshadowing yaptığı da oluyor. Ancak "Mr.Prince" lafı = "Whole Cake Island'a dair her detay taa o zamandan Oda'nın aklındaydı" demek değil.

OP ve Foreshadowing konusunda bu yanlış anlaşılıyor. Yoksa böyle "geçmişin ucu ile geleceğin ucunu birbirine bağlama" anları her uzun soluklu seri de sıklıkla oluyor zaten ancak bu demek değil ki yazarlar baştan sona ne yaptıklarını adım adım biliyorlar.

Bilse adam Haki konseptini 5 kere falan değişmezdi zaten. Nitekim Nika'ya dair minnacık alametler olabilir. Ancak Wano Arkının bitirilişi planlıydı , Luffy'nin tüm gear geçişleri Gear 2'den beri oturtulmuştu anlamına gelmez. Gelseydi daha tutarlı bir seri okuyor olurduk.

Yani anlıyorum seni, Elbette Nika konsept olarak evrende vardı ancak evrende bir isim olarak var olması Gear 5'in gökten düşer gibi gelişine bir anlam ya da açıklama kazandır(a)mıyor.
Planlamalar yapıyor tabi ki bütün seriyi yolda mı düzdü bu adam? Sadece Mr. Prince lafı değil ki böyle daha bir sürü örnek var yani çok öncesinden bazı şeyleri planladığını işaret eden. Bu sadece Oda'ya özel değil ama bunu en çok kullananlardan biride o. Boşuna mı dahi deniliyor bu adama.

Ben her şeyi baştan sona planlamıştır demiyorum ama Nika meselesinin Wano'da planlanmış olduğunu düşünmüyorum. Daha eskiye dayanıyor bence. Çoğu kişiye göre gökten düşer gibi oldu Gear 5 ama belliydi yani geleceği. Meyvenin aslında Zoan olması da yıllardır aklında olmalı son 30 bölümde karar vermemiştir herhalde.
 
Serinin en iyi arclarından biri olan Marineford'u güzel anlatmış Engin abi. Böyle bir arc bir daha zor gelir. Sadece One Piece için değil tüm shonenler içinde bile eşşiz bir arc. Benzerine rastlamak zor, bıraktığı etkiler ise hala hem seride hem seri dışında devam ediyor. Son savaşında böyle bir etki bırakmasını umuyorum. Marineford'u yapan Oda ise ondan daha iyisini de ancak o yapabilir.

 
@Monolith Oda önde planlayıp, o plana göre yazan biri değil. Belli başlı temel fikirler kafasında onlar başından beri var ancak gerisini erteleyip sonra onu olduruveriyor. Yani Oda'nın geçmişte yaptığı her şey "foreshadowing" olmuyor. 700 bölüm arayla foreshadowing olmaz. Yazar zaten o doneyi yazdığını bilir o yüzden de özgürlüğü gereğince bunu var olan zamana uydurur. Ha gerçekten forshadowing yaptığı da oluyor. Ancak "Mr.Prince" lafı = "Whole Cake Island'a dair her detay taa o zamandan Oda'nın aklındaydı" demek değil.

OP ve Foreshadowing konusunda bu yanlış anlaşılıyor. Yoksa böyle "geçmişin ucu ile geleceğin ucunu birbirine bağlama" anları her uzun soluklu seri de sıklıkla oluyor zaten ancak bu demek değil ki yazarlar baştan sona ne yaptıklarını adım adım biliyorlar.

Bilse adam Haki konseptini 5 kere falan değişmezdi zaten. Nitekim Nika'ya dair minnacık alametler olabilir. Ancak Wano Arkının bitirilişi planlıydı , Luffy'nin tüm gear geçişleri Gear 2'den beri oturtulmuştu anlamına gelmez. Gelseydi daha tutarlı bir seri okuyor olurduk.

Yani anlıyorum seni, Elbette Nika konsept olarak evrende vardı ancak evrende bir isim olarak var olması Gear 5'in gökten düşer gibi gelişine bir anlam ya da açıklama kazandır(a)mıyor.
Planlamalar yapıyor tabi ki bütün seriyi yolda mı düzdü bu adam? Sadece Mr. Prince lafı değil ki böyle daha bir sürü örnek var yani çok öncesinden bazı şeyleri planladığını işaret eden. Bu sadece Oda'ya özel değil ama bunu en çok kullananlardan biride o. Boşuna mı dahi deniliyor bu adama.
Ben her şeyi baştan sona planlamıştır demiyorum ama Nika meselesinin Wano'da planlanmış olduğunu düşünmüyorum. Daha eskiye dayanıyor bence. Çoğu kişiye göre gökten düşer gibi oldu Gear 5 ama belliydi yani geleceği. Meyvenin aslında Zoan olması da yıllardır aklında olmalı son 30 bölümde karar vermemiştir herhalde.
Daha sana taze bir tutarsızlık örneği vereyim. Stussy'nin Rocks korsanlarından Bakkin'in klonu olduğunu öğrendik. Fakat ne hikmetse Big Mom onu görünce hiçbir tepki vermedi. Onu yapan Mads ekibinden olan Judge'da hiçbir tepki vermedi. Şimdi bunu o zamanlar düşündüyse bile tembel bir yazarlık yaptığı açık. Ben neden Nika meselesini 20 yıl önceden planladığına inanayım ki şimdi. Aklına ne gelirse uyduruyor bir şekilde hikayeye.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
bütün seriyi yolda mı düzdü bu adam?
Mikro-planda hemen hemen evet. Oda'nın bir tek makro planı netimsi. Kaldı ki "hiç planlama yok" diye bir iddiam olduğunu hatırlamıyorum.


Boşuna mı dahi deniliyor bu adama.
Evet.


Meyvenin aslında Zoan olması da yıllardır aklında olmalı son 30 bölümde karar vermemiştir herhalde.
Aklında ne zaman olduğu başka bir şey bunu seriye mantıklı bir şekilde aksettirmek başka bir şey. İsterse 1. bölümde aklında olsun. Yazım ve aktarım olarak gene damdan düşer gibi gene zorlama.
 
Mikro-planda hemen hemen evet. Oda'nın bir tek makro planı netimsi. Kaldı ki "hiç planlama yok" diye bir iddiam olduğunu hatırlamıyorum.
25 yıllık bir seride her şeyi zaten planlayamaz ama birçok mangaya göre Oda'nın aklındakiler üç aşağı beş yukarı bellidir. Bu adam yıllar öncesinden ileride ki arkların neler olacağını açıklamıştı. Wano taa Thriller Bark'ta ortaya çıktı. Yonkolar taa Post Enies Lobby'de. Her arc için onlarca defter tutan birinden bahsediyoruz. İnsanüstü bir emek var ortada.


Buna katılmıyorum. Onun yapabildiği kadarını yapabilen bir mangaka çıkmadı daha.


Aklında ne zaman olduğu başka bir şey bunu seriye mantıklı bir şekilde aksettirmek başka bir şey. İsterse 1. bölümde aklında olsun. Yazım ve aktarım olarak gene damdan düşer gibi gene zorlama.
İşleniş şeklini beğenip beğenmemek kişiden kişiye değişir ama temelsiz olduğunu düşünmüyorum ben. Zamanla daha da oturacaktır diyordum ilk çıktığında. Bu kadar büyük bir plotu düşünmeden seriye sokmasına imkan yok.
 
Boşuna mı dahi deniliyor bu adama.
One Piece'i yarılamama çok az kaldı.Çok da sevdim seriyi gerçekten.Fakat seri hem mikro hem makro ölçekte büyük oranla aynı kalıbı kullanıyor.Mızahta, duygusal kısımlarda,klasik diyaloglarda, aksiyonlarda vb
Mesela Brook tayfaya katılılalı 30-40 bölüm oldu izlediğim kısma kadar.Diyaloglarınin, esprilerinin yüzde 90'ı aynı.
Hemen hemen her major ark aynı şekilde başlıyor, benzer sekilde ilerliyor ve Luffy vs final boss ile sonlanıyor.Bu kötü bir şey diye demiyorum yanlış anlama.Sadece aynı formülu sürekli işleyen bi yazar, neden dahi olarak anılıyor ki?Ya da şöyle sorayım.Nedir bu adamı dahi yapan şey?
Belki de dahidir gerçekten ama ben bunu anlayacak kısımlara gelmemişimdir.Ya da ben animeyi izliyorum anime ve mangası çok mu farklı?
 
Son yıllarda okuduğum en iyi Van Pis bölümü. Nami-san'ın dövüşü, çocuk Hancock'un şov yapması... bir Aliy daha ne isteyebilir. Tek eksik Mihowk-sama...

Biz bu Oda'dan razıyız bugünlük.
 
Gene bölüm etmeyecek içerikle çıkan bir bölüm daha. Shanks tarafını da tahmin edildiği gibi Off-Panele salladı.

Luffy + Lucci Kuma seraphim'ine knockout atamazken Nami, Jinbei Seraphimine atıyor sonra Sanji simp halde gelip bir de o vuruyor falan. Millet de gaza geliyor. Oh oh maşallah gene bir bölüm geçti OP de... Biz çıkalım kerevetine hesabı..
 
Şimdi ben Dressrosa'yı bitirdim.Sonra bu bölümler ilk çıktıgı zaman 2014-15 lerde falan inslarlar ne konuşmuş tartışmış diye bakarken dikkatimi bir şey çekti.Ben şimdi oturdum 10-15 günde izledim bu arcı.Fakat bu arc sanırım 2 yıldan uzun sürmüş.Zamanında siz haftalık takip ederken ve çok beklediğiniz bölüm Rebecca'nın geçmisini 10. defa anlatırken neler hissettiniz acaba :D .


O sıralar o kadar fark yok. Ancak Dressrosa'dan sonra anime çok fazla şey eklemeye başlıyor. Tavsiye etmem.
Abi hiç sevemedim mangasını.Ben animeden devam.Zaten indirip izledigim için boş bulduğum sahneleri ileri sararim.
 
Şimdi ben Dressrosa'yı bitirdim.Sonra bu bölümler ilk çıktıgı zaman 2014-15 lerde falan inslarlar ne konuşmuş tartışmış diye bakarken dikkatimi bir şey çekti.Ben şimdi oturdum 10-15 günde izledim bu arcı.Fakat bu arc sanırım 2 yıldan uzun sürmüş.Zamanında siz haftalık takip ederken ve çok beklediğiniz bölüm Rebecca'nın geçmisini 10. defa anlatırken neler hissettiniz acaba .
Dressrosa haftalık güncel okurken çok sıkıcı, toplu izleyip veya okurken fena olmayan bir ark. Bence serinin son güzel arkı.


Abi hiç sevemedim mangasını.Ben animeden devam.Zaten indirip izledigim için boş bulduğum sahneleri ileri sararim
Bence Rosa'dan sonra animeden takip edilmez, ha mangası da iyi değil ama animesi de aşırı kötüleşiyor Punk Hazard'dan sonra. Zaten Dressrosa animasyonları da meme konusu.

Özellikle WCI ve Wano'da bayağı doldurma sahne ekliyorlar. Bölüm filler değil diyorlar ama sahnelerin yarısı doldurma oluyor.

Bir anime bölümünde 5-6 manga sayfası falan kullanıyorlar bazen. Hatta daha düşük bölümler de var. Tüm Kek'in yarısı zaten bir manga sayısından az bir bölümde. Bence hiç çekilecek dert değil anime.
 
Dressrosa haftalık güncel okurken çok sıkıcı, toplu izleyip veya okurken fena olmayan bir ark. Bence serinin son güzel arkı.
Ben baya sevdim.Özellikle 2 önceki arc balık adam adasında oldukları arc acaip kötüydü her yönüyle.Punk hazard ve ardından Dressrosa iki arc da oldukça hoşuma gitti.Doflamingo serideki en komplike villaindi sanırım.Yeni karakterler Law ve fujitora başta olmak üzere güzeldiler.Ha tabi şu da var tabi, pek çok sahneyi 10 ar saniye ileri sara sara izlediğim bölümler de oldu.Artık 1000. kere Luffy'nin fodderları yumrukladigi sahneleri izlemiyorum mesela.Bu tarz kendimce kırpıp 17-18 dakikalik bölümleri 13-14 dakikaya düşürerek animenin kalitesini ciddi şekilde arttırdıgimı düşünüyorum :D


Özellikle WCI ve Wano'da bayağı doldurma sahne ekliyorlar. Bölüm filler değil diyorlar ama sahnelerin yarısı doldurma oluyor.

Bir anime bölümünde 5-6 manga sayfası falan kullanıyorlar bazen. Hatta daha düşük bölümler de var. Tüm Kek'in yarısı zaten bir manga sayısından az bir bölümde. Bence hiç çekilecek dert değil anime.
Dikkate alacam bu yorumu.Baktım gerçekten izlenmiyor , mangaya son kez bi şans veririz artık.Fakat klasik mangalar çok yoruyor beni okurken.Ve pek de keyif alamıyorum açıkcası.
 
Doflamingo serideki en komplike villaindi sanırım
Karasakal ile beraber OP dünyasının yüz akı. Ben Dressrosa'da Doflamingo'nun yeterince iyi resmedilmediğini düşünüyorum ama genel anlamda çok başarılı bir karakter.
mangaya son kez bi şans veririz artık.
Mangası da son zamanlarda o kadar kötüleşti ki çizim olarak ben de bazen animesine mi geçsem diye düşünüyorum, sonra animenin hali aklıma geliyor vazgeçiyorum. İkisi de ayrı ayrı kötü cidden.

One Piece'in mangasının ilk ve orta dönem çizimlerini seviyorum ben daha sade daha hoş.

Ha, bu arada Wano'nun ortasına kadar renkli official sürümü var dur onu atayım.

https://manga4life.com/manga/One-Piece-Digital-Colored-Comics

Buraya kadar idare edersin artık.
 
Zamanında siz haftalık takip ederken ve çok beklediğiniz bölüm Rebecca'nın geçmisini 10. defa anlatırken neler hissettiniz acaba
Hiç sorma ... ayrıca Rebecca'ya kurban olam, Oden ve Kızıl Kınların geçmişi kısmına gelince görürsün esas eziyeti.
 
Zamanında siz haftalık takip ederken ve çok beklediğiniz bölüm Rebecca'nın geçmisini 10. defa anlatırken neler hissettiniz acaba
Hiç sorma ... ayrıca Rebecca'ya kurban olam, Oden ve Kızıl Kınların geçmişi kısmına gelince görürsün esas eziyeti.
Yav çocuğu soğutacaksın seriden anasını satıyım. Bırak okusun, görsün cehennemi.
Deneyimlemedim demez. İş başvurularında "Cehennemi deneyimledim de geldim" der. :thumbsup:
 
Boşuna mı dahi deniliyor bu adama.
One Piece'i yarılamama çok az kaldı.Çok da sevdim seriyi gerçekten.Fakat seri hem mikro hem makro ölçekte büyük oranla aynı kalıbı kullanıyor.Mızahta, duygusal kısımlarda,klasik diyaloglarda, aksiyonlarda vbMesela Brook tayfaya katılılalı 30-40 bölüm oldu izlediğim kısma kadar.Diyaloglarınin, esprilerinin yüzde 90'ı aynı.
Hemen hemen her major ark aynı şekilde başlıyor, benzer sekilde ilerliyor ve Luffy vs final boss ile sonlanıyor.Bu kötü bir şey diye demiyorum yanlış anlama.Sadece aynı formülu sürekli işleyen bi yazar, neden dahi olarak anılıyor ki?Ya da şöyle sorayım.Nedir bu adamı dahi yapan şey?
Belki de dahidir gerçekten ama ben bunu anlayacak kısımlara gelmemişimdir.Ya da ben animeyi izliyorum anime ve mangası çok mu farklı?
Bunun birçok cevabı var aslında. Kendi adıma cevaplarsam bu kadar geniş bir evren kurup içini bu kadar farklı, güzel hikayeler ve karakterle doldurması, birçok detayın düşünülmesi ve hikayeler arasında yüzlerce bölüm öncesinden bağlantılar kurulması, duyguyu çok iyi aktarabilmesi ve gizem unsurları ile merakı her zaman üst düzeyde tutması diyebilirim. Olay sadece dövüşler değil yani. Tüm bunların tek bir adamın aklından çıkmış olması da onu ayrı bir yere koyuyor. Oda'nın yaratıcılığı ve hayal gücü onu özel yapan yanlarından.

Animenin eksi yanlarından biri temposunun gittikçe düşmesi ve bölümü uzatmak için koyulan filler sahneler. Mangayı baz alarak konuşuyorum ben daha çok.

Şu videoyu da izleyebilirsin bu arada kendi düşüncelerime çok yakın buluyorum burada söylenenleri. One Piece'in neden iyi olduğunu güzel bir şekilde açıklıyor.
 
Bunun birçok cevabı var aslında. Kendi adıma cevaplarsam bu kadar geniş bir evren kurup içini bu kadar farklı, güzel hikayeler ve karakterle doldurması,
Yani bu kısma nispeten katılıyorum.Evren geniş, anlatılan hikayeler de güzel ama karakterler bence pek etkileyici değil.Hemen hemen hepsi inanılmaz yüzeysel ve pek çoğu standart roller oynayan programlanmış robot gibi.En kötüsu de Luffy bu konuda.Bir karakter 1000 bölümde bir adım bile mi üstüne koymaz.Güç olarak demiyorum yanlış anlaşılmasın genel karakter gelişimi olarak

birçok detayın düşünülmesi ve hikayeler arasında yüzlerce bölüm öncesinden bağlantılar kurulması, duyguyu çok iyi aktarabilmesi ve gizem unsurları ile merakı her zaman üst düzeyde tutması diyebilirim. Olay sadece dövüşler değil yani. Tüm bunların tek bir adamın aklından çıkmış olması da onu ayrı bir yere koyuyor. Oda'nın yaratıcılığı ve hayal gücü onu özel yapan yanlarından.
Gizem kısmı direk çok boktan.Yani bence yazarın aklına bir şey geliyor onu o an yazıp "daha sonra bir şey uydururum ben ona " diyip devam ediyor gibi anlattıgi şeye.Yani güncele 100 bölüm var belki bu 100 bölumde her şeyi açıklamıştir da yani Luffy'nin her ödülu arttıginda birkac şaniye Shanks'ı gösterip ona gizemli havası vermek, her 50 -60bölümde bir önemli birinin "D." ismine vurgu yapması, arada bir Dragon'un hiçbir şey yapmadan gözukmesi yani bunlar bana çok ucuz şeyler gibi geliyor.

Duygu aktarması konusuna katılıyorum.

Dövüşleri sıkıcı buluyorum.Belli ki animatörler de sıkıcı bulduğujdan Wano arkındaki dövüşler gökkuşagı gibi rengarenk :D .


Şu videoyu da izleyebilirsin bu arada kendi düşüncelerime çok yakın buluyorum burada söylenenleri. One Piece'in neden iyi olduğunu güzel bir şekilde açıklıyor.
Bu adamı birkaç kez izledim fakat çok ağır fanboy olduğundan sinir bozucu geliyor bana.
 
Yani bu kısma nispeten katılıyorum.Evren geniş, anlatılan hikayeler de güzel ama karakterler bence pek etkileyici değil.Hemen hemen hepsi inanılmaz yüzeysel ve pek çoğu standart roller oynayan programlanmış robot gibi.En kötüsu de Luffy bu konuda.Bir karakter 1000 bölümde bir adım bile mi üstüne koymaz.Güç olarak demiyorum yanlış anlaşılmasın genel karakter gelişimi olarak
Bir sürü etkileyici karakter var aslında birbirinden farklı farklı. Her karakterin de çok derin yazılmasına gerek yok yine etkileyici olabilir. Garp mesela baktığında az gördük ama yüzeysel bir karakter diyemeyiz aynı şekilde Roger ve Beyazsakal'da. Doflamingo ve Karasakal zaten gayet kaliteli yazılmış iki kötü karakter. Flashback karakterleri de ayrı bir güzel oluyor Corazon, Fisher Tiger, Hiluluk vs.

Luffy'de tutarlı işleniyor, en samimi anime karakterlerinden biri nasıl robot gibi geldi şaşırdım doğrusu. Büyük bir karakter gelişimi yok ama ufak detaylar var dikkatli takip edince anlayabiliyorsun.


Gizem kısmı direk çok boktan.Yani bence yazarın aklına bir şey geliyor onu o an yazıp "daha sonra bir şey uydururum ben ona " diyip devam ediyor gibi anlattıgi şeye.Yani güncele 100 bölüm var belki bu 100 bölumde her şeyi açıklamıştir da yani Luffy'nin her ödülu arttıginda birkac şaniye Shanks'ı gösterip ona gizemli havası vermek, her 50 -60bölümde bir önemli birinin "D." ismine vurgu yapması, arada bir Dragon'un hiçbir şey yapmadan gözukmesi yani bunlar bana çok ucuz şeyler gibi geliyor.
Nasıl boktan? Seriyi en ilgi çekici kılan unsurlardan biri bence. Mangada bazı şeyler öğrenebildik hem karakterler hem konularla alakalı. Tabi hala gizemler var ama yavaş yavaş açıklanmaya başladı son sagaya girdik zaten. Her şeyinde bir zamanı var artık zamanı da geldi saklanan karakterlerin sahneye çıkmasının. Çok uzun gelmiş olabilir sana göre ona bir şey diyemem. Sen haftalıkta takip etmiyorsun bu kadar gözüne batmasını beklemiyordum.


Dövüşleri sıkıcı buluyorum.Belli ki animatörler de sıkıcı bulduğujdan Wano arkındaki dövüşler gökkuşagı gibi rengarenk .
Serinin en iyi yanı dövüşleri olmadı hiçbir zaman ama güzel dövüşler var bence. Özellikle duygu yoğunluğu açısından. Gaza getirme, şok etme, üzülme, öfkelenme bir çok şeyi yaşatıyor. Luffy Lucci dövüşü güzel örnek buna. Final anı animenin en iyi anlarındandı. Öyle çok teknik değil ama insanın kalbine dokunan dövüşleri var. Birde yaratıcı güçler var izlemesi keyifli. Haki ile alakalı da güzel gelişmeler görüyoruz. Gözlem ve silahlanmanın ileri seviyesini görmüşsündür. Dahası da çıkacak.

Anime rengarenk o biraz kötü ama Wano'da güzel dövüş sahneleri var özellikle 1015 sonrası. Animasyonlarda gelişti baya Wano ile beraber.


Bu adamı birkaç kez izledim fakat çok ağır fanboy olduğundan sinir bozucu geliyor bana.
Kendisi ile alakalı en büyük ön yargılardan biri fanboy olması. Son bir senedir falan One Piece'i de eleştiriyor bir çok konuda. Seride sevmediğim şeyler diye video bile çekti. Ne en sevdiği anime ne de en sevdiği manga OP değil zaten söyledi bunu.
 
Böylesine çok karakterin ve takip edilecek hikayelerin olduğu bir yapım nasıl boş olabilir ki.
Boş değil elbette ama şöyle düşün.

Bir sürahinin gökkuşağı renklerinde, cıvıl cıvıl parıltılara sahip ancak hiç bir besleyiciliği ya da üstün lezzeti olmayan bir meyve suyu ile dolu olduğunu düşün.

Bir de 1 su bardağının çok daha sade renk ve kıvamda ancak inanılmaz besleyici, faydalı ve de lezzetli bir meyve suyu ile dolu olduğunu düşün.


Görsel şenlik, hacim ve de ebat olarak 1. seçenek "çok dolu" gözükse de aslında birim hacim başına barındırdığı lezzet, besleyicilik, doyuruculuk öbür 1 bardak ile bir değildir.

Durum biraz bu.

Ayrıca, OP arkları neden boş gelmeye başladı bunun pek çok sebebi var ancak temel 3 sebebi şunlar;

1- Güncel arkların çoğunlukla önceki arkların tekrarları olmaları, figüranlar ve sahne dekorları değişiyor ancak işleyiş asla . OP de heyecanlı ne oluyorsa genelde arclar arası geçişlerde ya da mini arklarda oluyor son zamanlarda.
2- Evren de bu kadar fazla geçmiş karakter, hikaye ve eklenti varken her ark yenilerini dahil etmek. İnsanlar bir türlü o eskiden sevdikleri karakterlerin, konseptlerin seriye geri dönüşünü göremiyor olması. Misal, Koby kurtarma kısmıyla ilgili bir anket yapsak "Arkadaşlar bu yeni Sword üyelerini mi tanımak isterdiniz yoksa Hina, Smoker, Bogard, Tsuru falan gelsin mi isterdiniz ?" diye 2. şık anketi patlatırdı .Çok fazla karaktere ve konsepte sahip olmak her zaman iyi bir şey değil. Ya da devrimci kumandaları ile ilgili hiç bir şey anlatmadan bir de onların teğmenlerini gördük, halbuki herkes önce devrim ordusu nasıl kuruldu, yapılandı, o isimler kim onu öğrenmek ister ancak Oda seriyi şişirdikçe şişiriyor.

3- Çoooook uzun tutuyor arkları maalesef.

Buna şöyle bir örnek vereyim. Wano tek başına 149 sayı. Wano'ya yapılan build-up ise taaa[tt][/tt]Punk Hazard'da başlıyor. Punk Hazard + Dressrosa + Zou + Whole Cake + Wano hepsi aslında Yonko Sagasının parçası. Bunların hepsini toplayınca da 398 sayı ediyor.

One Piece kesinlikle, kitlesine hakkında konuşulacak, heyecanlanacak şeyler veriyor, tamamıyla boş değil ancak bölüm sayısı başına düşen bilgi ve eğlence olarak bakınca sınıfta kalıyor. Bu şey gibi bir şey bir aracın var saatte en fazla 200 km/h hız yapıyor (OP'nin temposu yavaş bunu bilmeyen yok) ancak 20 kilometrede bir de depodaki benzin bitiyor çünkü yakıt tüketimi felaket.

Yani bu kadar bölüm yayınlayacaksan ya daha hızlı bir tempoda ve dolu olmalı ya da bu kadar yavaş ilerleyeceksen ve de damlalık ile ağzımıza bilgi bırakacaksan o zaman da bu kadar fazla sayı çıkartma bari.


Yani Wano'nun 149 sayı olmasının ve de Yonko Sagasının (ki aradan Levely ile Egghead'i çıkarttım) 398 sayı olmasının ne kadar çılgınca olduğunu gene OP'den örnek vereyim.

Nasıl bizi Wano savaşına sürükleyen olaylar Punk Hazard'dan itibaren başladıysa bizi Marineford a sürükleyen olaylar da Water 7 dan başladı. Water 7 arkından, Marineford sonuna kadar zincirleme gidiyor, her bir ark öncesi ve sonrası ile ilintili arada tek , stand alone ark Thriller Bark. Onu çıkartınca Water 7 -> Marineford toplam bölüm sayısı sence kaç ?


Water 7 Sagası (İçinde Water 7, Ennies Lobby, Post Ennies Lobby arkları var) -> 120 bölüm (Wano'nun tamamı bir Sagadan büyük)

Summit War Sagası (İçinde; Sabaody, Amazon Lilly, Impel Down, Marineford, Post-Marineford var) : 108 bölüm.

Toplamı 228 bölüm.

Ve istatistiki olarak serinin en çok sattığı, en beğenildiği zaman aralığı bu. Wano tek başına 8 arkın (aralarında serinin zirvesi denilen arklar var) tamamının 2/3'ü kadar. Wano'ya sürükleyen olaylar dizisi ise 398 sayı yani o 8 arkın toplamının 1,5 katından daha fazla.


Haliyle Wano ve Wano'ya doğru bizi sürükleyen arklar bu kadar kalabalık olunca buna eş değerde bilgilendirici, eğlendirici, özel olmasını bekliyorsun. Ancak Water 7 -> Marineford arasının yanından dahi geçemiyor ne seriye sokulan karakter kalitesi anlamında ne hikayedeki düğümler anlamında ne de genel geçer seyir zevki anlamında ki zaten OP'nin satışlarının en yüksek olduğu arkların Ennies Lobby, Marineford olup en çok düştüğü arkın Whole Cake ve Wano olması(Wano'nun son kısımları çok sattı bu arada ancak ilk yarısı kötüydü) bunu doğruluyor. Kimetsu no Yaiba ve Attack on Titan bu kadar kısa sürmeseler ve Jujutsu Kaisen bu kadar çabuk bozmasa, OP liderlik konusunda sıkıntı da idi.

Yonko Sagası One Piece'in 2/5 'i ancak içeriği One Piece'in 2/5 i mi ? İşte o zaman bu arklara boş diyoruz.

Başka mangalardan örnek verirsek 1 arkın 149 bölüm, bir saganın 400 bölüm olmasının ne kadar saçma olduğunun.

Kimetsu no Yaiba'nın tüm serisi 208 bölüm.

Naruto'nun başından Pain Arkının sonuna kadar olan kısım 450 bölüm.


Attack on Titan : 139,5 bölüm. Hadi bu aylık manga her bölüm, One Piece'in iki bölümü eder diyelim iki katı bile olsun olsun 279 bölüm.

Hala en çok satan Spor Serilerinden olan Slam Dunk 276 bölüm.



Nitekim, başka popüler serilerin yarısından fazlası eden bir ark çizersen ben o arkın seriyi çok öteye taşımasını, çok bilgi barındırmasını, dövüşlerinin off-panel olmamasını, karakterlere derinlik eklenmesini beklerim.


Yani boş deyince , tamamıyla boş demiyor kimse elbette ancak kapladığı hacme oranla bıraktığı iz çok çok silik. Eski One Piece böyle değildi.[tt][/tt]
 
Üst