Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Bir Filmden Beklentiniz Nedir?

Ascalon

Ulak Baykuş
Ulak Baykuş
Evet arkadaşlar son zamanlarda bu tartışmayı pek çok kişiyle yaptığımı fark ettiğim için böyle bir konu açmak istedim. Bir filmden beklentiniz nedir? Bir filmi ne iyi yapar? Film, Sinema nedir sizce? gibi sorulara bu başlığın altında kendi görüşleriniz ve düşünceleriniz ile cevap vermenizi istiyorum.
MRQw.gif
 
Film bulunduğu kategorideki her şeyi hakkıyla verip içimizi ısıtandır.
 
Bir filmden beklentiniz nedir -> Kategorisine göre eğlenceli,hüzünlü,heyecanlı ve benzeri duyguları yaşatması ve güzel vakit geçirdik diyebilmemizi sağlaması.
Bir filmi ne iyi yapar -> Oyuncuların duyguyu aktarması ve samimi oynaması ve konunun güzel şekilde işlenebilmesi.
Film, Sinema nedir sizce -> Sanatı hareketli karelere yansıtan ve duygudan duyguya sokabilen yapım :D
 
Benim için film bir deneyimdir. Yaşatmak istediği deneyimi ne kadar iyi yaşatıyorsa benim için o kadarda başarılıdır. Bu deneyimi iyi yaşatan hususların başında oyunculuk, ses kullanımı, görsellik olduğu için başlangıç kriterlerim bunlar oluyor.
 
Açıkçası bu yaşıma geldim hala bir filmde neyi sevdiğimi, neyi sevmediğimi tam anlamıyla kestiremiyorum.
Kimsenin beğenmediği bir filme bayıldığım olur, herkesin dilinden düşüremediği bir filme nefretle baktığım da olur.

Ama şöyle bir düşününce çocukluktan kalma hayallerimle ilgili hislerimi tetikleyen, ya da "keşke filmin içinde ben de olabilseydim" diyebileceğim filmler daha çok hoşuma gidiyor sanki.
 
1-Kendime yakın hissedeceğim ya da empati yapabileceğim bir karakter olması.

2-Sürükleyicilik.

3-Fantastik bir evrende geçse dahi, yapaylıktan uzak olması, yani izlerken bu ne la deyip yadırgamamalıyım.
 
Açıkçası bu yaşıma geldim hala bir filmde neyi sevdiğimi, neyi sevmediğimi tam anlamıyla kestiremiyorum.
Kimsenin beğenmediği bir filme bayıldığım olur, herkesin dilinden düşüremediği bir filme nefretle baktığım da olur.

Ama şöyle bir düşününce çocukluktan kalma hayallerimle ilgili hislerimi tetikleyen, ya da "keşke filmin içinde ben de olabilseydim" diyebileceğim filmler daha çok hoşuma gidiyor sanki.
Aynısı bana da oluyor ya. Bazı film - manga evrenleri tam içinde yaşamalık.
 
1.si: Sürükleyicilik ( kesin olmalı ). 2.si:Heyecan,üzüntü,mutluluk vb. duyguları içinde barındırması ^^
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Benim için film bir deneyimdir. Yaşatmak istediği deneyimi ne kadar iyi yaşatıyorsa benim için o kadarda başarılıdır. Bu deneyimi iyi yaşatan hususların başında oyunculuk, ses kullanımı, görsellik olduğu için başlangıç kriterlerim bunlar oluyor.
Çok güzel bir nokta, passengers bu yüzden en sevdiğim filmlerden biri.
 
Açıkçası bu filme dair denk geldiğim reklam, tavsiye yani tüm PR denemeleri sonucunda. Filmin ne vaat ettiği, filmin, yönetmeninin, oyuncusunun nasıl bir topa oynadığı (oscarlık mı, timeless mı yoksa dönemlik mi vs) ve elbette türüne göre beklentilerim değişir. İster istemez değişir yani. Her film için sabit bir "şunları bekliyorum" diyebileceğim şeyler çok ahlaki, etik ve temel şeylerdir en fazla. Onun haricinde gerisi filme ve türe bağlı.

Eğer soru "Filmde neye önem veririm ?" O başka bir soru :D


Bir filmi ne iyi yapar? Film, Sinema nedir sizce?
Burada "iyi" tanımımız ne kadar iyi olması mesela ? Başyapıt falan mı ?


Sinema ise benim için tanım olarak; sanat tüketerek ve soluyarak yerine zanaat ortaya koyan enteresan bir fabrika diyebilirim.
Benim için anlam olarak ise, ben görsel sanat ve zanaatlara hep çok ilgi duymuş ve bunların çok küçümsendiğini düşünmüşümdür. Bu sebeple de hayatımın inanılmaz büyüklükte bir yer kaplamasa da önemli bir hobim, zevkim, eğlimim ve de estetik kaygım diyebilirim.
 
@Nabu
Kimisi iyi uzun diyalogları bekler kimi tahmin edilemez twistli seneryolar, kimisi alt metin ister, kimisi akıcılık ister, kimisi görsel bir anlatı ister böyle uzar gider. Kimle konuşsam başka bir şeyler bekliyorlar filmlerden.

Benim şahsi kanaatimce bir filmi sinema ve sanat yapan en önemli şey görsel anlatının iyi olmasıdır. Olabildiğince az diyalogla çok şey anlatmasıdır. Bu yüzden The Man from Earth gibi filmleri beğensem de ne sanat olarak nede sinema olarak görmem.
 
@Ascalon Hmm daha iyi anladım.

Açıkçası, belli başlı filmi yatıran hatalar yapılmıyorsa, işin pozitif kısmında eser üreticilerinin/yaratıcılarının ne teknik kulandığı neye ağırlık verdiği çok önemli olmuyor önemli olan samimiyet ve de filtrelenmişlik hissi.

Yani her şeyi karakterin ağzından açıklayarak sahne hareketliliği ve kompozisyondan çalmıyorsa, inandırıcılığını kaybettirecek yüzeyselliklere girmiyorsa, kendi bütünlüğü ile çelişmiyor ve de belli bir seviyede dahi anlaşılabilir bir merkezi, teması, fikri varsa gerisi artık biraz bizim eser sahibine "Surprise me !" dememiz gibi bir şey.

Slow motion tekniğini bir film izleyip sevebilir, başka filmde küfür edebilirsin. Plot twist bir filmde işe yararken diğer filmde abi ne gerek vardı çekersin. Tekniklerin beğenilmesinden çok tekniklerin istişare edilip akabinde işleme konuluş biçimi, yani üslup, tarz, yaratıcılık kısmında benim "beklentim" devreye giriyor.



bir filmi sinema ve sanat yapan en önemli şey görsel anlatının iyi olmasıdır
+1000 . Zaten bu çok temel bir gereklilik.


Ama hatrına bir şeyler söylemek istersem eğer, alt metin, karakter arkı, duygular da bir gelişim ve varım duygusu, görsel anlatı becerileri, zeki hileler, ışığın kullanımı ve diyalogların filmin tonajı ve temasına hizmet etmesi, bu konuda filmi taşıması gibi şeylere elbette dikkat ederim. Ancak dediğim gibi, belirli bir şeyden ziyade pek çok şeyin nasıl işleme konduğuna daha çok önem veriyorum gibi.
 
Cevap vermesini çok zor bulduğum konuyu ilk gördüğümde yazmak istememiştim. Kendimi belki iyi ifade edemesem de birşeyler yazabilirim. Bu konuda kendimi ben bile tam olarak iyi tanımıyor olabilirim.

Öncelikle film izlemeden önce fragman izleme huyum yoktur. Çoğu kez konusunu bazense türünü bile öğrenmeden izlemeye başlarım. Eğer izlemeden önce film aramaya başlarsam bir sürü film listesi tarar ve hiçbirini izlemeyeden epey vakit öldürürüm. Seçim ne kadar az bana kalırsa filme başlamak benim için o kadar kolay olur. Genellikle ya tavsiye üzerine ya da sevdiğim yönetmenlerin, oyuncuların izlemediğim filmlerini araştırarak izleyeceğim filmi bulurum. Sıkıldığım filmleri yanımda zorlayacak biri yoksa bitmesine yarım saat kala bile bırakabilirim(Bunların arasında Amelie, Mr Nobody, İnglourious Basterds gibi iyi değerlendirmelere sahip filmlerde var)

Hâl böyleyken film izlemeye başladığımda birinci beklentim sıkılmamaktır. Sıkıldığım için bıraktığım ısrarlar sonucu yeniden bir şans verdiğim hemen her film, dizi, manga yeniden sıkılmamdan öte sonuçlanmadı. Çok az yapım izlemeye-okumaya başladıktan sonra aklımda oluşan "demek ki bu yapım şunlardan dolayı tuttu ve ben bunu beğenmem" şeklindeki düşünce ve önyargılarımı yıkıp beni pişman edebildi.

Bunun dışında Mergen'in dediği gibi her film ayrı bir deneyim, hatta bir kaç saatlik ayrı serüven demek.

Çoğunlukla beklentim ınandırıcılık diyebilirim. Bu ne kadar nesnel ne kadar öznel bilemeyeceğim. Film diğer tüm sanat dallarından farklı bir tarafa sahip. Müzik dinlerken enstrümanları, bir resme bakarken boyaları, bir kitap okurken harfleri es geçemeyiz. Film izlerken ise kamerayı mikrofonları ışıkları unuturuz, karşımız da bir gerçeklik öylece duruyor gibi olur. İşte inandırıcılık yitirildiği an ben set ekibini ve ekipmanlarını görür gibi olurum. Konuşulan sözlerin nasıl yazıldığını yönetmenin ekiple neler konuştuğunu... O sahneyi izlerken pek çok şey anlamını yitirir. Örnek veriyorum Game of Thrones son sezon
Daenerys Sam'e babasının ve abisinin tarafınca öldürüldüğünü söyler. Sam ağlar ve daha sonra Daenerys'i suçlar. Lakin bizim bildiğimiz hikâyesiyle Sam karakterinin ne babasıyla ne kardeşiyle aile bağı yoktur. Babası onu değil evlat insan yerine bile koymaz. Ondan iğrendiğini, varlığının bile ailesine leke olarak gördüğünü, bu zamana kadar ona annesj yüzünden sabrettiğini, evden ayrılmazsa onu bir hayvan gibi(önünde avladığı geyiği göstererek) öldüreceğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ifade etmiştir. Devam eden süreçte de Sam'in annesinden başka ailesine karşı olumlu hiç düşünce beslediğine şahit olmaz, birçok kez başka bir ailesinin olmasını tercih edeceğini söylerken görürüz. Ne hikmetse yakınını kaybettiğinde en çok ağlayan karakterlerden biri olur. Ayrıca o evrenin şartları altında Daenerys'i suçlayacak hiçbir şeyi yoktur. Bu sahneyi izlerken aklımda şöyle bir şeyler canlanıyor
"- parmağımı şıklatınca ağlayacaksın
- tamamdır, peki neden ağlıyorum
- boşver (şık)
- ühü ühü"


İkna olmam önemli. Her sahnenin, olayın yolunun düzgün yapılması dikkat ettiğim hususlardan. Bir filmi pek parçalara ayırıp değerlendirme huyum yoktur(iş beğeniye gelince). Bu sahne sahne de olur müzikler, görüntüler, diyaloglar vs şeklinde de olur. Bütün olarak ele aldığımda beğenmediğim filmin saydığım yerlerini de genelde beğenmem.

Kafamda düzgün toplayıp yazamadım gene sanırım Bu kadar yazdıktan sonra da silmek istemiyorum.
 
İyi filmi neye göre belirlediğimi tam bilmiyorum ama galiba beni içine çeken ve “acaba bu sahnede kamerayı nereye koydular?” tarzı düşüncelerden alıkoyan filmleri beğeniyorum. Aynı zamanda insani bir durumu da ifade etmesinden hoşlanıyor olabilirim.
Filmlerden beklentime gelince, film demek ses, görüntü ve hikayenin birleşiminden oluşuyor. Bu yüzden ekranda ne gördüğüm, neden başka bir şey görmediğim, bu görüntünün arkasındaki müziğin sahneyle bağlantısı, anlatılan olaya müziğin katkısı bunların hepsi cevabı bulunması gereken şeyler. Neden bu açıdan izliyoruz bu sahneyi? Bu açı ne anlatıyor? Neden mutlu bir sahnenin arkasında hüzünlü müzik var? Yoksa mutluluğun içindeki hüznü hissetmemizi mi sağlamaya çalışıyorsun? Sahnede hareket var mı? Yoksa koltuklarında oturmuş insanların diyaloglarını mı dinliyoruz? Hikaye gerçekçi mi? Sürükleyici mi? İşte bir filmden beklentim bunların hepsinin kaliteli bir şekilde cevaplanması. Sanat neyi kullandığımızdan çok neyi kullanmadığınızla da alakalıdır. Bana yapmadıklarımızla bir şeyler anlatın, ekrana kilitleyin beni.
 
Üst