Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Bir Yaratıcıya İnanıyor musunuz?

Bir yaratıcıya inanıyor musunuz?

  • Evet ve bir dine üyeyim.

    Oy: 11 37.9%
  • Evet ama bir dine üye değilim.

    Oy: 4 13.8%
  • Hayır ama varlığını imkansız görmüyorum.

    Oy: 7 24.1%
  • Hayır.

    Oy: 7 24.1%

  • Kullanılan toplam oy
    29
Bir yaratıcının var olduğunu düşünüyorum. Hatta eminim bundan.


Matematik ve fizikle, herhangi bir hesabın yapılmasının mümkün olması buna en büyük örnek bence. Evrenin kanunları sanki ilmik ilmik örülmüş gibi gözükmüyor mu sizce de? Uzaya bir uydu yollandığında, gerekli hesaplar yapıldığı zaman herhangi bir tesadüf eseri kanunlar arasında bir dalgalanma oluyor mu? Olmuyor.

Bu videoyu izleyip tekrar dusun.

Edit: Child of darkness
Alintiyi bir turlu silemedim telefonda.

Edit2: Bu da cok guzel bir video, sonradan aklima geldi.

Evren cidden dusundugun gibi fiziksel mukemmellige sahip olmayabilir.

Edit3: Konu hakkinda fikrimi yazmamisim. Lol
Felsefe ve fizige ilgi duydugumdan beri dinden yavasca uzaklastim. Son 3 yildir dinsizim.
Tanri var midir? Bence yoktur. 13,8 milyar yildir evren genisliyor, artik o kadar buyuk ki izlenebilir evren duz gozukuyor. Bu kadar buyuk bir olcegin bir varligin eseri oldugunu sanmiyorum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Felsefe ve fizige ilgi duydugumdan beri dinden yavasca uzaklastim. Son 3 yildir dinsizim.
Tanri var midir? Bence yoktur. 13,8 milyar yildir evren genisliyor, artik o kadar buyuk ki izlenebilir evren duz gozukuyor. Bu kadar buyuk bir olcegin bir varligin eseri oldugunu sanmiyorum.
Balık içinde yüzdüğü nehri her şey sanırmış. :p
Telefon kafayi yedi.

Simdi verdigin ornegi yalanlayacak degilim, bilmedigimiz cok sey var ve olcekler cok buyuk. Hatta bizim evrenimiz gibi genisleyen bir cok baloncuk olabilir (ve sans eseri bizim baloncugumuz yasanilir bir halde seklinde.)
Bu kadar buyuk bir olcegin disinda ondan kat kat buyuk bir varligi nasil oldugu belirsiz yontemlerle evreni var etmesi bana gercekci gelmiyor.
Toriko evreninde bagdas kurup galaksileri yiyen tanrilar olmasi gibi birsey olmasi bana gercekci gelmiyor.
Yalniz dedigini anlayabiliyorum, vucudumuzdaki bakterilerin dusunme yetenegi olsa uzerinde yasadiklari insan vucudunun baska bir canli olduguna gucluk cekebilirdi.
 
Tanrıya inanmıyorum ama bir yaratıcı olup olmadığını merak ediyorum. Kendimce bu iki kavramı ayırıyorum çünkü bir tanrı, kadir-i mutlak veya en azından ona benzer bir şey olmalı. Kutsal bir figür olması gerekiyor. Böyle bir varlığın olduğunu ve hatta olabileceğini düşünmüyorum. Ancak evrenin bir yaratıcısı olabilir. Elimizdeki veriler olması için bir sebep olduğunu göstermiyor ama Büyük Patlama mevzusu öncesinde nasıl bir ortam olduğunu bilmediğimiz için, insan farklı senaryoları gözden geçiriyor.

Örneğin, bu evrenin bir uzaylının 60 falan almış bir ödevi olması fikri aklıma çok yatıyor. Yani geçmeye yeter bir not ama onun dışında her yeri dökülüyor. 90 küsür milyar ışık yılı genişliğinde bir gözlenebilir evren var ama ışık hızının üstünde seyahat edemiyoruz. Ölüm denilen bir şey var, acı denilen bir şey var. Her şey birbirini öldürmek için çıldırıyor. Saçma sapan bir sürü acı çektirici yanı var. Bu açılardan düşününce, bu ödevin 90 üstünü haketmediği ve bahsi geçen sistemde minimum geçerli not neyse ona anca tekabül ettiği belli. Evren hiç de mükemmel bir yer değil. Ancak buna rağmen minimum düzeyde de olsa çalışmaya devam ediyor. Yani çabaların için teşekkürler ama olmamış be aga.

Bir yaratıcı olabileceği ama tanrı olamayacağı hakkındaki düşüncemin bir diğer sebebi, eğer böyle bir figür varsa bile, bu evrende çekilen acılara doğa yasaları kadar kayıtsız kalması. Sizin ne yaptığınızı, başınıza neler geldiğini hiçbir şekilde umursamıyor. Tek bir olayda bile, 6 milyon insan kamplarda açlıktan, işkenceden ölürken bunu umursamamış. Bu insanlar boklarında boğularak, bağırsakları çürüyerek ve sevdikleri herkesi, eşlerini, ebeveylerini, çocuklarını kaybederek, insanlıklarını kaybederek ölmüş. Bunları umursamamış. Sizin acınızı mı sallayacak? Buna gerçekten inanan var mı? Gerçek hayatta pek şiddet ve ölüm görmediyseniz bile, gidin internetteki sayısız insan ve hayvan ölümü videolarına ve fotoğraflarına bakın. 20. yüzyıl başında Rusya'daki kıtlıkta, ölmüş çocuğunun cesedini yiyen ebeveynleri, çürümüş insan cesetlerini yiyecek diye satan kendisi de bir deri bir kemik kişileri görün. Toplama kamplarında 20-30 kiloya düşmüş ve gözlerinde herhangi bir nefer kalmamış ama nasıl olduysa hala yaşayan insanların acısını görün. Derisi yüzülmüş, canlı canlı bağırsakları çıkarılmış ve yavaşça ölen insanları görün. Hatta insanı geçtim, bilimum sebepten her sene ölen on milyarlarca, yüz milyarlarca hayvanı görün. İçlerine eşek arısı larvaları bırakılmış tırtılların acıdan kıvranarak, yavaşça, oldukça yavaşça ölümünü izleyin. Bütün bunları gördükten sonra, hayatın ne kadar acı dolu ve adaletsiz olduğunu, bir tanrı varsa bile kesinlikle yaşayanları en ufak bir şekilde umursamadığını anlayacaksınız. Sırf tırtıl olayı bile, Darwin'in tanrıya olan inancını yok etmeye yetmiş bir şey. "Kadir-i mutlak ve iyi bir Tanrı'nın, canlı tırtılların içinde beslenen Ichneumonidae'yi tasarlayıp yarattığına kendimi ikna edemiyorum," diye yazmıştır.

"Wenn es einen Gott gibt muß er mich um Verzeihung bitten," diye yazmıştır duvara, Yahudi toplama kamplarındaki bir mahkum. "Eğer bir tanrı varsa, onu affetmem için bana yalvarması gerekecek." Malesef böyle bir şey yok çünkü yaşanılan bütün bu acıların hiçbir "anlamı" yok. İnsanları diğer tarafta daha iyi bir hayat beklemiyor. Acı çektiniz çünkü evren, rastgele, anlamlı bir sebebi olmadan böyle bir şey ortaya çıkardı. Keyfi bir katliama terk edildik. Hatta daha da kötüsü, terk edecek birisi bile hiçbir zaman var olmadı. Nefretinizi yönlendirebileceğiniz bir tanrı bile yok. Canlılar olarak en başından beri yalnızdık. Belki de biz insanları diğer canlılarla bağlayan asıl şey budur.

Bütün bunlara rağmen, ona inanmasam bile var olan tanrı açıklamalarından ilgimi oldukça çeken bir tanesi var. 1841-1876 yılları arasında yaşamış, Philipp Mainländer isimli bir filozof. Bu dönemde felsefede önemli bir soru mevcuttu: tekillikten çoğulluk nasıl oluşur? Sonuçta evren bir çoğulluktur ama evren var olmadan önce tanrının bir tekillik olması gerekiyor. Mainländer bunu şöyle açıklıyor. "Var olan canlı veya cansız her şeyde bir ölme istenci vardır. Bunun sebebi de, tanrının kendisini öldürmüş olmasıdır. Evren, yani çoğulluk var olmadan önce tanrı, yani tekillik vardı. Tanrı kendisini öldürmek istiyordu ama mutlak bir şeyin, bir tekilliğin kendisini doğrudan öldürmesi imkansızdır. Bu yüzden tanrı kendisini parçalara bölerek kendi ölüm sürecini başlattı. Böylece evren oluştu. Biz, tanrının çürüyen cesedinde yaşıyoruz."

Mainländer'ın bu fikri oldukça ilginç çünkü Büyük Patlama'nın bilimsel olarak ortaya çıkmasından önce atılmıştı. Bugün biliyoruz ki, evrenden önce bir tekillik mevcuttu. Aynı zamanda biliyoruz ki, evrende entropi yavaşça artıyor ve Evrenin Isı Ölümü denen şeye doğru yaklaşıyoruz. Bütün maddeler, atomlar bile, birbirinden uzaklaşıyor! Bütün evren çok yavaşça ama sabit bir şekilde ölüme doğru ilerliyor. Mainländer'ın bunu "keşfetmesi" bütün bu bilimsel keşiflerden önce yapılmıştı. Aynı zamanda en büyük eseri olan Kurtuluşun Felsefesi kitabını yazdıktan sonra, bu kitabın baskılarını üst üste dizdi, onların üstüne çıktı ve kendini astı. 34 yaşında hayatının sonuna gelmiş olan bu Alman filozof, dünya tarihindeki en ilginç filozoflardan birisi ve teoloji hakkında gördüğüm en ilginç fikirlere sahip. Sonucu ne olursa olsun, felsefesine sadık kalmış bir insan.

Kim bilir, belki Mainländer haklıdır ve tanrı kendisini öldürmüştür.

Not: Acı hakkında yazdıklarım, insanların iyi bir hayat yaşayamayacağı ve acı çekiyorsunuz diye yalnız olmanız gerektiği anlamına gelmiyor. İnsanlığın acısını hafifletecek bir şey varsa, o da yine insanlıktır. Bu evrende birbirimiz harici kimseye sahip değiliz. Bunun değerini bilmeli. Böyle şeyler karşısında sevgi ve sıcaklık en büyük ilaçtır.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Child of Darkness' Alıntı:
Bir yaratıcı olabileceği ama tanrı olamayacağı hakkındaki düşüncemin bir diğer sebebi, eğer böyle bir figür varsa bile, bu evrende çekilen acılara doğa yasaları kadar kayıtsız kalması. Sizin ne yaptığınızı, başınıza neler geldiğini hiçbir şekilde umursamıyor. Tek bir olayda bile, 6 milyon insan kamplarda açlıktan, işkenceden ölürken bunu umursamamış. Bu insanlar boklarında boğularak, bağırsakları çürüyerek ve sevdikleri herkesi, eşlerini, ebeveylerini, çocuklarını kaybederek, insanlıklarını kaybederek ölmüş. Bunları umursamamış. Sizin acınızı mı sallayacak? Buna gerçekten inanan var mı? Gerçek hayatta pek şiddet ve ölüm görmediyseniz bile, gidin internetteki sayısız insan ve hayvan ölümü videolarına ve fotoğraflarına bakın. 20. yüzyıl başında Rusya'daki kıtlıkta, ölmüş çocuğunun cesedini yiyen ebeveynleri, çürümüş insan cesetlerini yiyecek diye satan kendisi de bir deri bir kemik kişileri görün. Toplama kamplarında 20-30 kiloya düşmüş ve gözlerinde herhangi bir nefer kalmamış ama nasıl olduysa hala yaşayan insanların acısını görün. Derisi yüzülmüş, canlı canlı bağırsakları çıkarılmış ve yavaşça ölen insanları görün. Hatta insanı geçtim, bilimum sebepten her sene ölen on milyarlarca, yüz milyarlarca hayvanı görün. İçlerine eşek arısı larvaları bırakılmış tırtılların acıdan kıvranarak, yavaşça, oldukça yavaşça ölümünü izleyin. Bütün bunları gördükten sonra, hayatın ne kadar acı dolu ve adaletsiz olduğunu, bir tanrı varsa bile kesinlikle yaşayanları en ufak bir şekilde umursamadığını anlayacaksınız. Sırf tırtıl olayı bile, Darwin'in tanrıya olan inancını yok etmeye yetmiş bir şey. "Kadir-i
mutlak ve iyi bir Tanrı'nın, canlı tırtılların içinde beslenen Ichneumonidae'yi tasarlayıp yarattığına kendimi ikna edemiyorum," diye yazmıştır.
Şurayı okurken kanım dondu. Yazdıklarınız tasviri gerçekten o kadar detaylı ve ayrıntılı ki okurken hayal etmeme gerek bile kalmadı, gözümde canlandı hepsi. Tanrının -varsa- ne kadar acımasız bir varlık olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Çok üst düzey bir yazı, tebrik ederim. Son olarak: Bahsettiğiniz filozofun kitaplarını nereden edinebilirim, bir bilginiz var mıdır? Baktığım kadarıyla D&R gibi kitap satan internet sitelerinde göremedim de, ondan sorma gereği duydum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
@omerbzkrt

Teşekkürler, olabildiğince yansıtmaya çalıştım. Kitaplar, Türkçe'yi geçtim, İngilizce'ye bile resmi olarak çevrilmiş değiller. Malesef kitaplarına Türkçe ulaşım söz konusu değil.
 
Ergenlik dönemimi gereksiz yere bu konuda kafa patlatarak geçirmiştim. Çeşit çeşit meallere bakmıştım, bazı kelimelerin çevirilerine google’dan bakıp kendim bişeyler anlamaya çalışmıştım (hoşuma gitmeyen yerlere bakıyordum).

Şuan öyle bi noktadayım ki, hiç farketmeyeceğini anladım. Yani diyelim ki müslüman oldum. Hayatımda bişey değişmeyecek. Benim için doğru ve yanlışın ne olduğu oturmuş zaten. Benim gördüğüm doğru ve yanlış dine uymasa, din bana “hayır senin doğru gördüğün şey kötü bişey” dese ben kendimi din için değiştirmem ki gerekirse dini bırakırım. Ve bu yaştan sonra dinden yeni bişey öğreneceğimi, hayatıma bişey katacağını da sanmam.

Kendisine harbiden ibadet etmemi, kendisine tapmamı isteyen bi tanrının varlığına inanmak zor geldi. Ve bana saçma gelen bişey namaz falan. Ne dersem diyeyim kendimi bunun tersine inandıramam da. Müslümanken bile hiç isteyerek ibadet etmemiştim. Hoşuma gitmediğinden değil saçma gelmişti.

müslüman da olsam ateist de olsam hiç birşey değişmeyecek yani benim hayatımda. Öteki taraf varsa da tanrının karşısına olduğum gibi çıkacağım. Orda cennetle cehennem arasındaki fark gerçekten burdayken “ben müslümanım” demekse, günde 5 kere saçma bi yoga yapıp bilmediğim dilde bişeyler söylemekse öyle saçma dine inanmam zaten (benim anladığım kadarıyla öyle saçma bi din değil). Yani yanacaksam da yanayım napayım. Bana saçma geliyorsa zaten istemeyerek yaparım, yine yanarım bişey değişmez.

tanrının varlığına ise islam kadar fazla kafa yormadım. Felsefe ve bilim konusunda zaten ilgim vardı ama net bi fikir sahibi olacak kadar da ilerlemedim o konularda. Tanrının varlığından önce merak ettiğim başka şeyler var. Kimsenin ulaşamadığı bu cevabı aramaktansa, çoktan öğrenilmiş ilginç, bilinen gerçekleri okumak daha çok hoşuma gidiyor benim. Tanrı konusundaki ilgimi kaybettim kısaca.

Ateistim galiba. Varsa şaşırmam ama hayatımda bişey değişmez. “Asla tapmam” demiyorum. Dünyaya, hayatımıza gram etkisi yok tanrı varsa bile. Harbiden kullarıyla ilgilenen bişey olsa tapardım istemese bile. Kurban da keserdim istemese bile (tabi bi faydası olacaksa tanrıya:D). Şuan varsa bile onun bizimle alakası yok, doğal olarak benim de onunla alakam yok.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
@Hanzo7682

Apateizm (apati ve teizm/ateizm kelimelerinin birleşimi), tanrıumursamazlık, pragmatik ateizm; herhangi bir deiteye olan inanca veya inançsızlığa karşı ilgisizliktir. Apateizm tanrı(lar)ın varlığına veya yokluğuna yönelik bir tutumu tanımladığından hem teizmde, hem ateizmde görülebilir. Apateistler aynı zamanda tanrı(lar)ın var olup olmadık(lar)ına dair herhangi bir yargıya katılıp katılmamakla ilgilenmemektedirler. Diğer bir deyişle bir apateist, tanrı(lar)ın varlığı ile ilgili soru sormanın anlamsız ve hayatıyla ilgisiz olduğu görüşündedir.Apatetik agnostisizm veya pragmatik agnostisizm, herhangi bir tartışmanın tanrı(lar)ın varlığını destekleyen veya desteklemeyen kanıtlar sunamayacağını ve bir tanrının var olması durumunda insanların kaderi ile ilişkisi olmadığını, dolayısıyla varlık veya yokluğunun insan hayatı üzerinde etkisi olmayacağını savunur.
 
İnandığım ya da mensubu olduğum bir din yok. Ancak içinden güzel şeyler çıkarılabilecek dini öğretiler var.

Yaradana gelince inanmaktan çok yadsımamak benim ki. Ona bir şans tanıyorum diyelim. Ama işin özünde her daim senden, benden büyük bir şeylerin olduğu duygusunu barındırdığımı ve bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.

Benim biraz 2. şık biraz 3. şık gibi :D Kendine has bir durum.
Tanrı buna müteşekkir oldu ve "Allah senden razı olsun bana şans tanıdığın için" dedi. :D
 
Çok ilginç şeyler yazılmış, çok beğendim. Bi sürü mesaja like attım. Sitedeki çok az "serbestçe konuşulan" başlıktan biri olmuş, takdire şayan.

not: Müslümanım.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Müslümanım. Başka cevaba gerek yok sanırım. Bazı mesajlar çok uzun olduğu için okuyamadım ama genel olarak beğendim. Umarım sorgulamanın yanında bütün insanlık büyük bir hoşgörü ile ödüllendirilip yüceltilir. Bizi sadece bu ileri taşıyacak çünkü.
 
@Lorem Ipsum @KocaYusuf

NeKron'un, ugur_tatli'nın, Eru'nun ve benim dini eleştiren mesajları ikiniz tarafından eksilenmişken, bu sahte hoşgörünüz gerçekten gözlerimi yaşartıyor (hadi Lorem gene biraz daha az yapmış).
 
Yok dedim yok aklıma geldi ama yazmaz bunu dedim. Hoşgörü zaten katılmadığın şeye olur, o eksi katılmadığım için atıldı oraya, hoşgörü göstermesem direkt senin gibi cevap yazardım. Madem birisine eksi vermek hoşgörü eksikliği neden var sitede? Eğer kaldırma lüksünüz yoksa belirtin bu bir hoşgörüsüzlük göstergesidir diye. Bu şekilde alacaksanız eksileri geri çekeyim çünkü amacım fikre katılmadığımı göstermekti hoşgörü göstermediğimi değil. İkisi farklı şeyler ayırt ederseniz sevinirim. Böyle ucuz şeylerden ekmek çıkarmaya çalışmazsanız daha da sevinirim zira gerçekten o şekilde anladıysanız hiç önemi yok direkt geri çekerim. Sonuçta size hoşgörü göstermem için aynı fikirde olmam gerekiyor sanırım :D Tekrar ediyorum o eksinin tek amacı görüşe katılmadığımı göstermek hoşgörüsüzlük filan değil.

Düzenleme: Konu tekrar açıklığa kavuşsun diye yazıyorum. Eksi verirken tek düşündüğüm bu yazıyı beğenmedim ya da aynı fikirde değilim idi. Karşı tarafın fikrine ya da düşüncesine saygı duymuyorum değildi. Aslında aklıma gelmedi değil eksi verenlere bakılıp böyle bir muhabbet çıkacağı ama ne bileyim çıkmaz herhalde dedim. Tekrar söylüyorum o eksileri kimseye saygısızlık etmek için vermedim. Eğer. "Hoşgörüsüzlük" olarak algılanacaksa hemen silebilirim. Zira amacım tekrar ettiğim üzere saygısızlık değil. Herkesin fikrine saygı duyarım ve gösteririm. Bu kadar net.

Kırılan birisi olduysa da özür diliyorum.
 
@KocaYusuf

Olayı yanlış anlamışsınız, eksiler çekilsin diye demedim. Ben direkt bastırmaya çalışıyorsunuz da demedim ve sizin görüşlerinizi veya dini savunan görüşleri de eksilemedim. Benim nazarımda, eksileme denilen şey, mental olarak bir şeye tahammül edememektir. Oturup karşı argüman yazmak varken bir şeyi eksilemek çok ucuz bir şey. Eksilemenin ne anlama geldiğini de internette yeterince vakit geçirmiş herkes bilir. Başlığa da bakılırsa, o kadar farklı fikir varken, eksilenenler sadece din karşıtı görüşler olmuş. Din karşıtı kişiler, dini savunan görüşlere bariz bir şekilde katılmadıkları halde eksilememişken, siz ve Lorem'in bunu yapması oldukça komik olmuş.

Eksilemenin sitede niye var olduğu bana kalmış bir şey değil. Forumu ben kurmadım ve bana bağlı değil. Yetkileri oldukça sınırlı olan bir moderatörüm.

Yaptığım şey durum tespitiyken tahammülsüzlük diye addedilmesiyse ayrı komik. Bu yaptığım, gördüğüm bir davranışa yönelik eleştiridir.

Cevabı da kibar bir şekilde atmışsınız, teşekkür ederim. Lakin ettiğiniz ithamlar ve yaptığınız iğnelemeler, yazınız ne kadar kibarsa o kadar ağır. Daha kaba ama daha açık yazsanız belki daha iyi anlaşacağız :D

Düzenleme: Sonrada eklediğiniz kısmı şimdi gördüm. Eksileme konusunda farklı görüşlerimiz var diyeyim.
 
Kalbinizi kirdiysam özür dilerim hocam affedin, internet kültürüm yok pek. Sizin gibi düşünmedim atarken kesinlikle aşağılama amacım yoktu. İlk baştaki tepkim ise yapmadığım bir şeyle sanki suçlanır gibi olunca bir anda çıktı onun için de ayriyeten özür dilerim. Ayrıca çok usengecim, öyle argüman üretmeye enerjim yok :D Ben fikrimin uyuşmadığı herşeye ekşi atıyorum, durum farklıysa bundan sonra atmamaya gayret ederim gerekmedikçe.
 
Kalbinizi kirdiysam özür dilerim hocam affedin, internet kültürüm yok pek. Sizin gibi düşünmedim atarken kesinlikle aşağılama amacım yoktu. İlk baştaki tepkim ise yapmadığım bir şeyle sanki suçlanır gibi olunca bir anda çıktı onun için de ayriyeten özür dilerim. Ayrıca çok usengecim, öyle argüman üretmeye enerjim yok :D Ben fikrimin uyuşmadığı herşeye ekşi atıyorum, durum farklıysa bundan sonra atmamaya gayret ederim gerekmedikçe.
Yav ben mahçup oldum şimdi :D Gerçekten gerek yok. Ben bunu bildiğinizi varsayarak hareket etmiştim. Tam da düzenleme eklemiştim mesajıma. Gavurların 'honest mistake' dediği bir şey olmuş.
 
@KocaYusuf

Öncelikle bu foruma moderator, siteye de yazar olmuş. Senden tahminimce 7-8 yaş büyük bir adamın her hangi bir "ekmek çıkarma" derdi olduğunu sanmıyorum. Orayı geçelim.

İkincisi de ; normalde ben forumda "narutoforums.org" daki gibi bir mesaj değerlendirme sistemi istiyordum (tıpkısı değil ama benzerini) orada işte bir mesaja komik diyebilirsin, katılıyorum, katılmıyorum, beğendim, beğenmedim, bilgilendirici, yaratıcı, kullanışlı, ucuz, iyimser vs vs gibi sıfatlar verebiliyorsun. Niyetim buna benzer bir şeydi.

Şimdi bunu niye anlattım. Şu yüzden anlattım; bizde böyle bir sistem olmadığından bazen beğen ve beğenmeme butonları "katılıyorum" ve "katılmıyorum" gibi kullanılıyor. Ancak bu yanlış çünkü bu kültürü geliştiren elin oğluna bakacak olursak


Katılmak ve katılmamak -> agree - disagree olarak bildirilirken
beğenmek ve beğenmemek -> like -dislike olarak bildirilir.

Bizim butonlarımızda aslında ikincisidir. Haliyle bir kişiye sırf katılmadığın için, mesajını beğenmiyorsan bu bilinçsiz bir şekilde dahi olsa, aslında fikrini karşıya dikte ediyorsun demektir. Senin niyetin elbette bu değildir, bunu söylemene bile gerek yok ancak aslında olan budur.

Nitekim çok aşırı bir tepki vermeden önce biraz daha "ya ben niye böyle bir tepki aldım şimdi" deyip bir düşünmeni tavsiye ederim. Haaa beğenmeyedebilirsin bence sonuçta dediğin gibi sitenin bir özelliği bu ve söz konusu mesajın içeriği seni irite etti, yanlış şeyler barındırdığını düşündün beğenmedin diyelim. Ok olabilir sorun yok. Ancak beğenilmeyen adamın da bunun neden ve nasıl kısmını sorgulama hakkı var tıpkı senin beğenmeme hakkın olduğu gibi . Nitekim bu ucuzluk ya da ekmek peşindecilik değildir.

Ayrıca adamın "Anlamak için en iyi yol türkçe kuran meali okumaktır" dediği mesajı bile eksilemişsin :D Adamın yanlış dediği bir şey yok ki ? Ayrıca bu konuya mesaj atan senin haricinde inanan arkadaşlarımız var onlarında hepsi senin "katılmadığın" pek çok şeye katılmıyorlar ki zaten bu sebeple Müslümanlar. Onlar niye eksileri basmamış ?

Üstelik bir de mesajların hepsini okuyamadığın ancak genel olarak "beğendiğin" yönünde bir iddian varken :D


Yani seni yargıladığımdan ya da ayıpladığımdan değil, sadece neden karşı tarafın yaptığın şeyi kasten yapmışsın gibi düşünmelerini anlaman için söyledim bunları.
 
Okuduklarımı beğendim demek istemiştim, katılmadığım hatta karşı şekilde düşündüğüm hâlde beğendiğim çok şey var, ayrıca sanırım tatlıya bağladık hocam. @Feindbild hocamla barıştık sanırım. Forumdaki yaşım farklı öylesine girdim, 36 yaşındayım merak ediyorsanız. (Daha önce hiçbir yerde söylemedim). Demek istediğinizi de anladım, dikkat ederim bundan sonra.
 
Üst