The Master's Sun
Kötü başlıyor. En başta ana karakterler tamamen farklı sebeplerden dolayı iticiler. Kadın ana karakter çok uysal, yapışkan, kendine öz saygısı olmayan "loser"'ın teki; insanlar ile iletişim kurmayı beceremiyor ve başka insanların saygısını ve sevgisine muhtaç. Erkek ana karakter ise kendini beğenmiş, sinir bozucu zengin karakter tiplemesi. Kadın ve erkek ana karkterin kişiliği(özellikle kadın karakterin) ve olayların gidişatı yüzünden özellikle serinin başları garip ve karakterlerin adına utandıran anlarla dolu. Second hand embarrassment dan nefret ettiğimden ve cringe olduğumdan dolayı benim için serinin ilk yarısı izlenmez hal alabiliyor. Bir çok yerde kapayıp, daha sonrasında tekrardan devam etmek zorunda kaldım.
Ana hikayenin başlayıp, taşların yerine oturması da 16 bölümlük bir dizi için fazla zaman alıyor, 3. bölümden sonra az uz neler olduğunu kestirebiliyorsun. Ana hikayenin yanında Ghost Whisperer misali "haftanın hayaleti" tarzı bir yan hikaye oluyor, ana hikaye oturana kadar diziyi izlettirmeye devam ettiren bu hikayelerdeki duygusal payofflar. Aklımda başka şov olsaydı büyük ihtimal ilk 3 bölümde bırakırdım ama bırakmadığıma memnunum. Şov git gide, her bölüm daha iyi bir hal alıyor. Ana hikaye ilginçleşmeye, cheesylik kaybolmaya başlıyor ve en önemlisi karakterler gelişiyor. Özellikle ana kadın karakterin gelişimi etkileyici. Kendine güven ve saygı duymaya başlıyor, uysallığı kaybolup kendi istediklerini yapmaya başlıyor, karşı koymaya korktuğu şeylere karşı koymaya başlıyor, kendi için doğru olanı yapmaya başlıyor ve bağımlılığının üstesinden geliyor. Hikayenin başında nefret ettiğim bir karakter iken, hikayenin sonunda saygı duyduğum bir karakter haline geliyor.
Yazarlık ve hikaye anlatımı bir yerden sonra sıkmaya başlıyor. Örnek olarak benzer bir konsepte sahip olan Hotel Del Luna kendini taze ve ilgi çekici tutarken, Master's Sun aynı şeyi ardı ardına tekrarlıyor. Direktörlük, editleme ve görüntü yönetmenliği de pek iyi değil.
Edit: Baya negatif olarak anlatmışım ama dizinin ilk yarısını yer yer izlenmez bulmama karşılık ikinci yarısını sevdim. Hikayeyi nasıl anlattığı sıkmaya başlasa da hikayenin kendisi ilginç kalıyor. Second hand embarrassment olayına benim gibi tepki vermeyenlere önerebilirim. Aynı zamanda ana aktris(Gong Hyo Jin) endüstride en başarılı bulduğum kişi.