Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

En Son Hangi Diziyi İzlediniz? Yorumunuz?

The Boys

Güzel bir dizi çıkmasına bekliyordum. Yine de bu kadar fazla eleştiri içerip, aynı zamanda çok akıcı ve sağlam bir hikaye anlatabilmiş bir seri. Karakter gelişimlerini çok iyi gösteriyor ve noir dışında motivasyonu kafaya oturmamış, işlenmemiş bir karakter yok. 8 bölümü de dolu dolu, boş sahne ile uğraşmamış, dolu dolu bir seri beklemiyordum. En sevdiğim diziler arasına girdi kendileri.
 
Simpsonların ilk sezonlarını izliyorum. Gerçekten hoş. Bizim için artık jenerik bir şey haline gelmiş bir dizinin ilk çıktığı zamanlara bakmak ilginç bir duygu.
 
Mesih diye bir dizi gördüm netflixte. Dünyadaki en sevdiğim konu olan deccali anlatmasını bekliyorum. Şimdi başlıyorum.
bitti. hala deccal olduğunu düiünüyorum. Jibril hassan da mesih olabilir.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Marshall'ı ne zaman görsem gülüyorum ya. En son Two and a Half Man izledim. Eğlenceli vede güzeldi.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
The Sopranos'u izledim.

Daha iyisi yapılır mı bilmiyorum, bitince büyük boşluğa düştüm. Tony'nin "Madı fakı" deyişini duyamamak çok üzücü. Ara ara komik sahnelerine bakıyorum youtube'dan filan. Bulduğum her şeyi okuyorum hakkında.

David Chase, thank you my sweetheart. Uncle seni seviyor.
 
The Blacklist, Sezon 7
Habire bir entrika üretip durmaları yüzünden iyice sıkıldım ama geçmişi öğrenmenin etkisiyle zevk aldığım bir sezon oldu. 7,5/10

Bu muricaların, dizide herhangi bir bölümde arkadan geçen köpek için bile 2-3 bölümlük ve entrika dolu senaryo yazma fetişlerini asla anlamayacağım.
 
The Master's Sun

Kötü başlıyor. En başta ana karakterler tamamen farklı sebeplerden dolayı iticiler. Kadın ana karakter çok uysal, yapışkan, kendine öz saygısı olmayan "loser"'ın teki; insanlar ile iletişim kurmayı beceremiyor ve başka insanların saygısını ve sevgisine muhtaç. Erkek ana karakter ise kendini beğenmiş, sinir bozucu zengin karakter tiplemesi. Kadın ve erkek ana karkterin kişiliği(özellikle kadın karakterin) ve olayların gidişatı yüzünden özellikle serinin başları garip ve karakterlerin adına utandıran anlarla dolu. Second hand embarrassment dan nefret ettiğimden ve cringe olduğumdan dolayı benim için serinin ilk yarısı izlenmez hal alabiliyor. Bir çok yerde kapayıp, daha sonrasında tekrardan devam etmek zorunda kaldım.

Ana hikayenin başlayıp, taşların yerine oturması da 16 bölümlük bir dizi için fazla zaman alıyor, 3. bölümden sonra az uz neler olduğunu kestirebiliyorsun. Ana hikayenin yanında Ghost Whisperer misali "haftanın hayaleti" tarzı bir yan hikaye oluyor, ana hikaye oturana kadar diziyi izlettirmeye devam ettiren bu hikayelerdeki duygusal payofflar. Aklımda başka şov olsaydı büyük ihtimal ilk 3 bölümde bırakırdım ama bırakmadığıma memnunum. Şov git gide, her bölüm daha iyi bir hal alıyor. Ana hikaye ilginçleşmeye, cheesylik kaybolmaya başlıyor ve en önemlisi karakterler gelişiyor. Özellikle ana kadın karakterin gelişimi etkileyici. Kendine güven ve saygı duymaya başlıyor, uysallığı kaybolup kendi istediklerini yapmaya başlıyor, karşı koymaya korktuğu şeylere karşı koymaya başlıyor, kendi için doğru olanı yapmaya başlıyor ve bağımlılığının üstesinden geliyor. Hikayenin başında nefret ettiğim bir karakter iken, hikayenin sonunda saygı duyduğum bir karakter haline geliyor.

Yazarlık ve hikaye anlatımı bir yerden sonra sıkmaya başlıyor. Örnek olarak benzer bir konsepte sahip olan Hotel Del Luna kendini taze ve ilgi çekici tutarken, Master's Sun aynı şeyi ardı ardına tekrarlıyor. Direktörlük, editleme ve görüntü yönetmenliği de pek iyi değil.

Edit: Baya negatif olarak anlatmışım ama dizinin ilk yarısını yer yer izlenmez bulmama karşılık ikinci yarısını sevdim. Hikayeyi nasıl anlattığı sıkmaya başlasa da hikayenin kendisi ilginç kalıyor. Second hand embarrassment olayına benim gibi tepki vermeyenlere önerebilirim. Aynı zamanda ana aktris(Gong Hyo Jin) endüstride en başarılı bulduğum kişi.
 
Mandolarian izledim en son Force Awakens gibi son rezalet filmlerden sonra baya iyi geldi This is the way
 
Bu ara standartlarımın (senede 1 dizi falan) çok üzerinde dizi izledim, bi kaç tane sayayım.

Masum, 6/10 - oyunculuk iyi, ama "bu dizi niye yapılmış" sorusunun cevabı yok. Dizi işte.

Bir Başkadır, 7/10 - oyunculuk, yönetmen vs vs her türlü görsellik on numero. Karakterler iyi. Hikaye biraz dağınık. Ama biraz önceki sorunun cevabı var en azından. Iyi bi cevap olmasa da, emek büyük. +Rep

Lupin, 7/10 - Omar Sy'ı çok severim. Onun dışında genel olarak çerez. Ama Arsene Lupen budur zaten. Kasmadıkları daha iyi olmuş. Yalnız "karısından boşanmış ama onu hala seven, oğluna iyi baba olmak için değişmeye çalışan sempatik serseri" kurgusundan içim şişti artık. Keşke o kısım olmasaydı.

Alias Grace, 7/10 - Sürükleyici dizi, ama kitabını okumadığım için hikayenin bi amacı var mı yok mu, sorduğu soru nedir vs onu tam bilemiyorum. Görsellik ve oyunculuk on numero. Gerisine kitabı okuyunca bakıcaz artık.

Queens Gambit, 8/10 - Güzel. Kitabı da okucam. Bana satranç tahtası satın aldırmış dizi. Ama hala satranç sevmiyom. Olsun.

Ratched, 1/10 - "One Flew Over the Cuckoo's Nest" filmine küfür gibi, hakaret gibi bi dizi. Bu 1 puanı kadının kıyafetlerine verdim. Asla tavsiye etmem. Bitirir bitirmez filmi bi daha izleyip kalıcı hasarı önlemeye çalıştım. Umarım başarmışımdır. Faşo Ratched.
 
Diğer yabancı dizileri yazmayacağım çünkü türk tv dizilerinden bahsedilmesi lazım.Harbi çöküş yaşıyoruz.

Akıncı:Karanlık taraf karakterleri bir türk dizisine göre çok iyi olmuş.Özellikle Emin karakteri.Korhan biraz Winter Soldier özentisi olmuş.Ama bu iki karakterin ölümü oldu bitti dağılın şeklinde olmuş.Görsel efekt tam bir facia.Ama cesurca.Puanim 10/5

Maraşlı:İlk bir kaç bölüm efsane iken şimdi ise bozdu.Ama dizide şöyle bir şey var oda dizi genel anlamda kötü ama siz izlerken bozdu artık dediğiniz gibi diziye fena şekilde bağlanıyorsunuz.Puanım 10/7
 
Daredevil'a başladım sonunda. İlk iki bölüm itibarı ile baya beğendim. Diğer dizileri izlemedim ama muhtemelen Netflix'te ki en iyi Marvel dizisi budur.
 
Şimdi Queen's Gambit dizisinin tekrarını izledim.Netflix iyi dizi yapabiliyormuş meğer dedirtti bana.Tabi Anya Toy-Joylor olsun ben 2 saat birbirine bakan insanları da izlerim :D .Ama dizi yine klasik seks,bağımlılık,cinsel söylemler ile dolu.O kadar fazla yok ama.Tabi Anya Toy-Jaylor gibi biri var sette hemen kullan.Bıktım yeminle.Ama dizi güzel mi güzel.En ince ayrıntısına kadar düşünülmüş.Notum 10\10000000.O derece güzel dizi yani.
 
Yeni dizilerle geldim. Hemen yorumlayıp kaçayım.

Monk, 7/10 - sekiz sezon çekirdek gibi çitleniyor walla. Baya eğlenerek gülerek izledim. İnsanı sinir eden, bu ne mal iş dedirten bi şey yok, hafakan basmıyor, fenalık geçirmiyorsun, ponçik bir polisiye. İyi senaryo, kaliteli iş, iyi oyunculuk. Cafcaflı bi yanı yok, gayet samimi çekilmiş bitmiş. Adrian Monk'u seviyoruz! ^^

The Office, 9/10 - İzlediğim en ilginç (teknik anlamda) dizi, aynı zamanda ciddi manada komik. Daha bitirmedim, ufak ufak izlemeye devam ediyorum. Üzüldüğüm tek konu insanlarla bu zevki paylaşamıyor olmam. Herkesin mizah anlayışına hitap edecek bi dizi değil anlaşılan, zira bana deli gibi komik gelen şeyler etrafımdakileri hiç enterese etmeyebiliyor. Vesselam, denemek isteyen ilk sezonun 6 bölümünü izlesin, sararsa devam eder sarmazsa da hiçbi şey kaybetmez, çünkü hakkaten ufku açılmış olur. Mesela der ki: "Bakın böyle de dizi olabiliyomuş."
Hatta: "Bakın bizi de çekseler dizi olurmuşuz."
Veya: "Bize sıradan gelen hayatlarımız aslında karşıdan bakınca ne kadar renkli."
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Squid Game
Yani ne diyebilirim ki, yine Netflix'in dünyaca abartılan balon işlerinden biri olduğunu düşünüyorum. İnanılmaz fazla mantık hatası, kötü oyunculuk, gereksiz uzatılan bölümler ve en önemlisi gözümüze fazlaca sokulan gereksiz mesajlar bir yerden sonra "Yeter artık." dedirtiyor. Çok zorlama bir dizi olmuş. İzlerken sıkılmadım, ancak benim için hiçbir özel tarafı da olmadı. Normalde 3/10 ama sırf 6. bölüm şerefine 4/10.
 
American Crime History: The People V O.J Sİmpson:

Kadro oyunculuk, prodüksiyon değer, sanat dizaynı, kostümler, oyunculuk, kadro ve script her şeyiyle çok sürükleyici idi. Dönem dizisi olma kısmını da harika kotarıyordu. Doksanlara cidden geri dönüyorsunuz.

Lider oyuncu Cuba Gooding Jr olmasa idi bence daha da güçlü olabilirdi. Kötüydü demiyorum, ama yeterince güçlü değildi. %100 accurate değil biliyorum. Ancak dava dışındaki konularda sadece ekleme ve çıkartmalar olmuş araştırdığım kadarıyla yani işin daha public tarafında. Onun haricidne davanın gidişatı ve o 1 yıllık süreç olduğu gibi oradaydı.

Elbette o yıllarda Amerikada yaşayan bir yetişkin olmadan dizisinin tarafsızlığını kavramak çok güç. Ancak bu dava hakkında çok araştırma yaptım ve bence zaten günümüzde general consencus olmuş bir şeyi söylüyor o kadar.

84/100



Netflix'İn Masters of The Universe (He-Man evreni) uyarlaması :

İlk sezonu yeterince kötü değilmiş gibi, 2. sezon tamamıyla kendini eleştiren herkesi daha da kızdıracak woke kültürünü ekstrem boyutlara taşıyıp tamamıyla karakterlerin içini ve kurgusal bu fantezi evreninin içini boşaltarak iğrenç bir 2. sezon izliyoruz. Cringe ve Klişe'nin tanımı nedir deseler. He-Man 2021 2. sezon derim.


Totaline ; 37/100
 
-the sinner 4. sezon-

oldukça izlemekten zevk aldığım bir polisiye dizi olan bu yapımın, 4. sezonu diğer sezonlarına göre benim için daha az etkileyici bir havaya sahipti. yine de son ana kadar anlatılan olay gizemini korumayı başardı. hani tam ben olayı çözdüm diyorsun ama bölümün sonu geldiğinde aslında kurmuş olduğun bağlantıların eksik yanlarının olduğunun farkına varıyorsun. işte beni de son ana kadar izlemeye teşvik eden olayın eksik parçalarını tamamlamak istemem oldu. puanım da 6/10 olur. önceki sezonları düşünerek sıralama yaparsam da 3 - 2 - 1 -4 derim.
 
Peaky Blinders

Final sezonunu bugün bitirdim. Karmaşık duygular içerisindeyim, beğendiğim sahneler oldu, “bu ne alaka a?” dediğim sahneler bolca oldu. Onlara da değineceğim. Şimdi beğendim dersem yalan olur, beğenmedim dersem de yalan olur. Finali bir iki tık zayıf kaldı sanki ilk 5 sezona göre. Bilemiyorum.

Öncelikle, Finn gibi ilk sezondan beri ailenin önemli bir parçasını bu kadar değersizleştirip, bir bölümde saçma bir kararla, yanın da yanı çok saçma bir karakter için aileden çıkarmak, ne alaka lan? Ne gerek vardı olum buna? Siz manyak mısınız? bu sahneye çok fena kuruldum. Sırf bu yüzden 5-6 puan kırarım yani. Daha bunun gibi irili ufaklı saçma sahneler var.
Beğendiğim sahnelere gelirsem, Arthur’un afyon krizleri sahneleri çok hoşuma gitti, aktörün de katkısıyla çok empati kurabildiğim, adamın ne denli perişan olduğunu gösteren sahneler olmuş. Arthur zaten her zaman perişan bir adamdı, yıkılmış bir adamdı. Sevdiğim bir karakter olmasa bile empati yapabildiğim bir karakter oldu her zaman. Tabii şerefsizin teki dediğim sahneler de vardı.

Aah. Puan vermeyi normalde sevmem ve beceremem, ancak izlerken sıkılmadım diziyi genel itibariyle. Diziye genel puanım 75, final sezonuna puanım 64. Ortalama da 69-70 olur sanırım.

Behzat Ç - Çekiç ve Gül Hikayesi

Uzun uzun yazıp kendimi yormayacağım. Orijinal seriye 100 verirsem(ki 100 veririm) buna da 51,8 çalışır max. Ki böyle puanlarla anlatmam normalde ancak buna gerçekten gerek görmüyorum. Yine de bir şeyler yapmaya çalışmışlar, ortada bir çaba var.
 
Üst