Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Okuduğunuz Son Kitap Hangisi? Nasıl Buldunuz?

@Thanos

Valla ben bu konularda alaylı bir insanım. "Eğitimim" tamamen kendime ait :D İlgimi çeken neyse elimi attım okudum. Kimi zaman önce şunu okuyayım dedim, çoğu zaman demedim, kimi zaman dönüp tekrar okudum.

Nietzsche'ye girmek istiyorsan, ilk olarak Ahlakın Soy Kütüğü kitabını tavsiye ederim (ve mümkünse Nietzsche'de Say Yayınları'ndan şaşma, en iyi çeviri onlarda). Fikirlerinin temelidir ve diğer kitaplarına göre çok daha açık bir dili var. Tarihsel bağlamını anlatacak olursam şöyle özetleyebilirim: bu kitaptan önce ahlakın kaynağı hep yüce şeylere, gökten inmeye vb. bağlanıyordu. Oysa Nietzsche kitabında bir ahlak anlayışının nasıl dünyada ortaya çıkmış olabileceğini ve bunun çıkarlarla bağlantılı olduğunu anlatıyor. "Kutsal" olmadığını ve insanların kara kaşına kara gözüne çıkmadığını söylüyor. Bu kitabı okursan, hem Nietzsche'ye dair güzel bir bilgi edinirsin hem de diğer düşüncelerini anlaman çok daha kolaylaşır.

Yavaş okumaya takılma. Kendi hızını belirleyecek olan sensin, bu bir yarış değil. Ayrıca felsefe kitapları okurken insan daha yavaş ilerliyor. Bu çok normal bir şey. Hem bir roman gibi kurgu değiller hem de sayfa başına kafanı çok daha fazla çalıştırman ve odaklanman gerekiyor. Bu yüzden hem ödüllendirici hem de kurgu okumaya göre daha yorucu bir iş.

Not: Nasıl okuduğun sana bağlı ama hele felsefe okumaya yeni başlamışken, aynı anda birden fazla felsefe kitabı okumayı önermem. Kitaplardan alacağın verim de, zevk de azalır. Yapabilirim diyorsan deneyebilirsin ama bunu aklında bulundur derim. Dediğim gibi, bu bir yarış değil. Ben ilk felsefe kitabımı günde 10 sayfa okuyarak bitirmiştim.
 
@Child of Darkness ozaman o kitaptan başlıyım hocam. Sıralı okumaya ne gerek var zaten en çok okumak istediklerimden ilerlerim sonunda birleşir kafamda.
Hocam fırsat buldukça sizi rahatsız edicem sorularla telefon bozuldu o yüzden sürekli giremiyorum siteye sorular birikiyor bir an önce halledelim şunu:D Nietzsche insan kendi ahlak kurallarını koymalıdır diyor ama bir yerde gördüm Carl jung yada Alfred Adler'di sanırım insan böyle birşey yapamaz demiş bu doğrumu? birde İncognito kitabı var biraz okudum beş on sayfa birde adamın röportajı vardı youtubeda ordan anladıklarıma göre beyin önceden oluşturuyor düşüncelerimizi biz ona göre hareket ediyoruz aslında kendimiz bir şey yaratmıyoruz dışarıdan gelenleri beyin harmanlayıp bize sunuyor. Aslında benim daha önceden düşündüğüme göre yazdım bunları galiba o yüzden yanlış olabilir. Ascalon'a soracaktım özgürlük konusunda ama unuttum. Bu konuda ne diyorsunuz?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
@Child of Darkness ozaman o kitaptan başlıyım hocam. Sıralı okumaya ne gerek var zaten en çok okumak istediklerimden ilerlerim sonunda birleşir kafamda.
Hocam fırsat buldukça sizi rahatsız edicem sorularla telefon bozuldu o yüzden sürekli giremiyorum siteye sorular birikiyor bir an önce halledelim şunu:D Nietzsche insan kendi ahlak kurallarını koymalıdır diyor ama bir yerde gördüm Carl jung yada Alfred Adler'di sanırım insan böyle birşey yapamaz demiş bu doğrumu? birde İncognito kitabı var biraz okudum beş on sayfa birde adamın röportajı vardı youtubeda ordan anladıklarıma göre beyin önceden oluşturuyor düşüncelerimizi biz ona göre hareket ediyoruz aslında kendimiz bir şey yaratmıyoruz dışarıdan gelenleri beyin harmanlayıp bize sunuyor. Aslında benim daha önceden düşündüğüme göre yazdım bunları galiba o yüzden yanlış olabilir. Ascalon'a soracaktım özgürlük konusunda ama unuttum. Bu konuda ne diyorsunuz?
Adler'i çok derinlemesine bilmiyorum o yüzden onun için bir şey diyemem. Jung'dan bahsedeyim Jung'un kollektif bilinç/bilinçdışı adlı bir teorisi var. Bu düşünceye göre insanın kişiliği ve eylemleri bin yıllardır süre gelen evrimin bir sonucu hepimiz bir birimizle fark edemediğimiz bir şekilde bağlıyız. Bunun ile ilgili pek çok kanıt da ortaya atar. Nietzsche ise toplumun insana dayattığı ahlak ve dinin ötesine geçilmesi gerektiğini söylemiştir. Birey iyinin ve kötünün ötesinde en sonunda üstüninsan(übermensch) olacaktır. Ancak bu düşünce tüm toplumun uygulayabileceği bir model değil çünkü sonucunda bildiğimiz toplum çökecektir. Jung'a geri dönersek Jung, insan zihninin tarihsel ve biyolojik evrimi tarafından biçimlendiğini ve dolayısıyla da kişinin geçmişiyle her zaman bağlantılı olduğunu söylüyor yani Nietzche'nin dediği gibi yeni değerleri inorganik şekilde yaratmak onun görüşüne göre imkansız.
 
@Ascalon hocam bu İncognito kitabınada uyuyor gibi bize ne verildiyse oyuz. O zaman Nietzsche'nin übermenschi kitaplarda kalacak. İnsanın kendini isteyerek değiştirme ihtimali yokmu mesela yalnız kalsa etrafında hiç insan olmasa ozaman ne uyması gereken kurallar olur ne ister istemez düşüncelerini kısıtlamasını gerektirecek bir şey. Bu adam toplum olmadan ne düşünür etrafında insan yoksa neleri keşfeder ve kendine ahlaki değerler oluşturması gerekir mi? ya da bunu yapabilirmi? Üstinsan böyle olur gibi geliyor bana çünkü insanlarla beraberken hayatta kalıp doğada yükselsekte toplumun içinde bir karaktere bürünmek zorundayız bir görevi yerine getirmek zorundayız. Yani ortak bir beynin bir hücresiyiz ama yalnız kalırsak kendi beynimiz neleri başarırdı? Ya da başaracağı birşey vya motivasyon ?
 
@Thanos
Bu konuyla ilgili içinde Batman'in de dahil olduğu bir yazı yazdım ama bazı nedenlerden ötürü paylaşamıyorum.
Üstün insan konusunda bu kadar aykırılık beklemene gerek yok tarih onlarla dolu Napolyon, Goethe, Voltaire, Montaigne, Atatürk, Jül Sezar vesaire. Goethe,Voltaire, Montaigne filan tabi işin düşünselliğinde kalıyorlar ama saydığım komutanlar eylemsel olarakta birer üst insanlar. Napolyon fransız devrimini kullanıp imparator olmuş, Atatürk Padişahın buyruğuna karşı gelerek vatan haini olmayı göze alıp Cumhuriyeti kurmuştur. Toplumun normlarını kırarak bunları yaptılar ve buna cürret gösterdiler. Üstüninsanlık bu değilse nedir. :D
 
@Thanos
Bu konuyla ilgili içinde Batman'in de dahil olduğu bir yazı yazdım ama bazı nedenlerden ötürü paylaşamıyorum.
Üstün insan konusunda bu kadar aykırılık beklemene gerek yok tarih onlarla dolu Napolyon, Goethe, Voltaire, Montaigne, Atatürk, Jül Sezar vesaire. Goethe,Voltaire, Montaigne filan tabi işin düşünselliğinde kalıyorlar ama saydığım komutanlar eylemsel olarakta birer üst insanlar. Napolyon fransız devrimini kullanıp imparator olmuş, Atatürk Padişahın buyruğuna karşı gelerek vatan haini olmayı göze alıp Cumhuriyeti kurmuştur. Toplumun normlarını kırarak bunları yaptılar ve buna cürret gösterdiler. Üstüninsanlık bu değilse nedir. :D
Yani bu Hegel'den esinlenip Dostoyevski'nin Suç ve cezada anlattığı dehalar yada yapabilecekler kanunları çiğneyebilir gibi bir şeymi? Yazıyı özelden gönderebilirsiniz hocam sıkıntı yoksa.
 
@Thanos
Bu konuyla ilgili içinde Batman'in de dahil olduğu bir yazı yazdım ama bazı nedenlerden ötürü paylaşamıyorum.
Üstün insan konusunda bu kadar aykırılık beklemene gerek yok tarih onlarla dolu Napolyon, Goethe, Voltaire, Montaigne, Atatürk, Jül Sezar vesaire. Goethe,Voltaire, Montaigne filan tabi işin düşünselliğinde kalıyorlar ama saydığım komutanlar eylemsel olarakta birer üst insanlar. Napolyon fransız devrimini kullanıp imparator olmuş, Atatürk Padişahın buyruğuna karşı gelerek vatan haini olmayı göze alıp Cumhuriyeti kurmuştur. Toplumun normlarını kırarak bunları yaptılar ve buna cürret gösterdiler. Üstüninsanlık bu değilse nedir. :D
Yani bu Hegel'den esinlenip Dostoyevski'nin Suç ve cezada anlattığı dehalar yada yapabilecekler kanunları çiğneyebilir gibi bir şeymi? Yazıyı özelden gönderebilirsiniz hocam sıkıntı yoksa.
Ne yazık ki şimdilik paylaşamam yazıyı önemli bir şey için lazım. Evet o düşünceyle oldukça benzer ama Nietzche kendi görüşlerini de katıyor bunun içine. Acıyla ve başarısızlıkla güçlenen zevk sarhoşluğuna kapılmayacak insan gibi ama ana düşünce aynı.
 
@Thanos
Bu konuyla ilgili içinde Batman'in de dahil olduğu bir yazı yazdım ama bazı nedenlerden ötürü paylaşamıyorum.
Üstün insan konusunda bu kadar aykırılık beklemene gerek yok tarih onlarla dolu Napolyon, Goethe, Voltaire, Montaigne, Atatürk, Jül Sezar vesaire. Goethe,Voltaire, Montaigne filan tabi işin düşünselliğinde kalıyorlar ama saydığım komutanlar eylemsel olarakta birer üst insanlar. Napolyon fransız devrimini kullanıp imparator olmuş, Atatürk Padişahın buyruğuna karşı gelerek vatan haini olmayı göze alıp Cumhuriyeti kurmuştur. Toplumun normlarını kırarak bunları yaptılar ve buna cürret gösterdiler. Üstüninsanlık bu değilse nedir. :D
Yani bu Hegel'den esinlenip Dostoyevski'nin Suç ve cezada anlattığı dehalar yada yapabilecekler kanunları çiğneyebilir gibi bir şeymi? Yazıyı özelden gönderebilirsiniz hocam sıkıntı yoksa.
Ne yazık ki şimdilik paylaşamam yazıyı önemli bir şey için lazım. Evet o düşünceyle oldukça benzer ama Nietzche kendi görüşlerini de katıyor bunun içine. Acıyla ve başarısızlıkla güçlenen zevk sarhoşluğuna kapılmayacak insan gibi ama ana düşünce aynı.
Hocam yalnız kalan insanla mı ilgili yazınız?
 
@Thanos
Bu konuyla ilgili içinde Batman'in de dahil olduğu bir yazı yazdım ama bazı nedenlerden ötürü paylaşamıyorum.
Üstün insan konusunda bu kadar aykırılık beklemene gerek yok tarih onlarla dolu Napolyon, Goethe, Voltaire, Montaigne, Atatürk, Jül Sezar vesaire. Goethe,Voltaire, Montaigne filan tabi işin düşünselliğinde kalıyorlar ama saydığım komutanlar eylemsel olarakta birer üst insanlar. Napolyon fransız devrimini kullanıp imparator olmuş, Atatürk Padişahın buyruğuna karşı gelerek vatan haini olmayı göze alıp Cumhuriyeti kurmuştur. Toplumun normlarını kırarak bunları yaptılar ve buna cürret gösterdiler. Üstüninsanlık bu değilse nedir. :D
Yani bu Hegel'den esinlenip Dostoyevski'nin Suç ve cezada anlattığı dehalar yada yapabilecekler kanunları çiğneyebilir gibi bir şeymi? Yazıyı özelden gönderebilirsiniz hocam sıkıntı yoksa.
Ne yazık ki şimdilik paylaşamam yazıyı önemli bir şey için lazım. Evet o düşünceyle oldukça benzer ama Nietzche kendi görüşlerini de katıyor bunun içine. Acıyla ve başarısızlıkla güçlenen zevk sarhoşluğuna kapılmayacak insan gibi ama ana düşünce aynı.
Hocam yalnız kalan insanla mı ilgili yazınız?
Genel ahlakın askıya alınmasıyla ilgili bir yazı. Üstinsanlığın düşündüğün kadar yalnızlıkla alakası yok.
 
Hocam toplum içinde üstün olmak kendin için olduğu kadar başkaları içinde. yani görünür amaç başkaları için, sonuç kendini tatmin etmek. O da büyük ihtimal geçicidir ve mesela Atatürk gibi biri bile birçok şey başardıktan sonra başta gördüğü mutluluğu yakalayamamıştır bence. Saydıklarınızın birçoğu aynı. Toplum içindeki başarı gerçek mutluluğu getirmiyor benim gördüğüm. Ki gerçek mutluluk diye birşey yok hepsi yanılsama ama insanlara olan ihtiyacını reddeden biri nasıl bir hayat sürer bunu merak ediyorum.
 
Ki gerçek mutluluk diye birşey yok hepsi yanılsama ama insanlara olan ihtiyacını reddeden biri nasıl bir hayat sürer bunu merak ediyorum.
İlk önce buna yanıt veriyim yalnız ve soğuk bir hayat sürer. İnsan kendini yalnızlığa ve kendiyle olmaya alıştırmalıdır ancak bu bir acil durum planıdır. Sosyal varlıklarız her zaman biriyle konuşmaya etkileşime girmeye ihtiyacımız var. Yalnızlık iyi bir şey veya istenç duyulacak bir şey değil günümüz insanının da en büyük hastalığıdır.
Hocam toplum içinde üstün olmak kendin için olduğu kadar başkaları içinde. yani görünür amaç başkaları için, sonuç kendini tatmin etmek. O da büyük ihtimal geçicidir ve mesela Atatürk gibi biri bile birçok şey başardıktan sonra başta gördüğü mutluluğu yakalayamamıştır bence. Saydıklarınızın birçoğu aynı. Toplum içindeki başarı gerçek mutluluğu getirmiyor benim gördüğüm. Ki gerçek mutluluk diye birşey yok hepsi yanılsama ama insanlara olan ihtiyacını reddeden biri nasıl bir hayat sürer bunu merak ediyorum.
Gerçek mutluluk diye bir şey var sadece bu düşündüğün gibi kalıcı-sınırsız bir mutluluk değil böyle olmasına da gerek yok. Günümüzde artık kapitalizm ve tüketim toplumunun getirdiği şey midir anlamıyorum ama bir şey geçiciyse gerçek değildir gibi yanlış bir mantık var. Ben aileme, arkadaşıma veya sevdiğime sarıldığımda mutlu olurum ve bu gerçek mutluluktur bunun ötesinde matrix-vari şeyler aramaya gerek yok. İnsanız biz üzülürüz mutsuz oluruz ağlarız sonra sokakta bir kedi gelir bacağına sırnaşır ve tekrardan mutlu oluruz. Bu bir yanılsama değil bizzat benim hakiki mutluluk deneyimimdir. Ölmeye programlı bir canlının sınırsız mutluluk araması kendi varoluşunu anlamamasıdır. Saydığım kişilerin mutsuz olduğunu da pek sanmıyorum. Bazı istisnalar haricinde çoğu ünlü kişi var olmanın coşkusuyla yaşamışlardır. Nietzche bunun güzel bir örneği yıkıcı olduğu kadar yapıcı olmaya çalışan insanlığı bir adım daha ileri götürmek isteyen içinde harıl harıl felsefe coşkusu olan biriydi. Sanıldığının aksine gerçek bir nihilist bile değildi.
 
image-2.jpg
Solda ünlü anarşist düşünür Bakunin'in kitabı Tanrı ve Devlet. Sağda diğer ünlü bir anarşist düşünür Kropotkin'in kimi yazılarının derlendiği bir kitap. Ortada 12 Eylül 1980 darbecilerinin YÖK'te bastırttığı bir "Neden darbe yaptık, bunu nasıl rasyonalize ediyoruz ve üniversiteler olarak neden suçlusunuz," kitabı :D Ultimate okuma listesi.

Not: Ortadaki kitabı biraz daha açayım. Türkiye'de '80 darbesini yapan rütbeli askerlerin gözünden, üniversitelerde ideolojik düşüncelerin neden kötü olduğunu anlatan, milliyetçi ve militarist bir kitap. Kendi içinden alıntılırsam, "Yıkıcı ve Bölücü Akımları her yönü ile en iyi şekilde bilmek ve bilmeyenlere öğretmek ve hatta bu önemli bilgileri geniş kitlelerin istifadesine sunmak için bir müracaat dökümanı olarak kullanılmak maksadıyla 12 Nisan 1985 günü Yükseköğretim Kurulu merkez binasında verilmiş olan konferansların bir kitap halinde bastırılması ve Üniversitelere yayınlanması uygun mütalaa edilmiştir."

Anarşizm düşüncesiyle bir ilgisi yok. Anarşi kelimesi kargaşa anlamında kullanılmış.

Kitaptan bir kaç not.

- Türkiye ve ortadoğunun "karışık" durumu tanımlanırken, farklı farklı bir sürü azınlığın bir arada yaşamasından bahsediliyor. Bu azınlıklardan bahsedilirken, Kürtlerin lafı bir kez bile geçmiyor. Kitabı bitirmedim ama bunun ileride değiştiğini sanmıyorum.

- Devletçi, milliyetçi ve militarist ideolojisi, ideoloji olmayan bir şeymiş gibi "realpolitik" kisvesi altında veriliyor.

- Garip yazım hataları mevcut.

- "İdeoloji çatışması" ve psikolojik propaganda gibi kavramlardan bahsederken, milliyetçi, devletçi ve militarist ideolojilerden hiç bahsetmiyor.

- Türkiye'de çıkarı olan yabancı ülkeler sayılırken SSCB geçiyor ama ABD'nin lafı edilmiyor.

Altında doğup büyüdüğümüz dönemi oluşturan ama çoğu kişinin "doğal" zannettiği darbe ideolojisinin nasıl kurulduğu ve sürdürüldüğü bu kitapta oldukça belli oluyor.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
0000000170877-1.jpg


Pazar günü kitap bitirmeme ve normalde sevdiğim kitap olursa 10 günde bitirmeme rağmen, bunu pazardan pazartesi gecesine bitirdim. Mütareke dönemi, kurtuluş savaşından sonra ordunun aksine, bir avuç aydının ülkeyi nasıl ve ne şartlarda savunduğunu anlatıyor. Kemal Tahir gerçekten de edebiyatımızın en iyi ve en cesur yazarlarından. Üçleme'de "Esir Şehrin Mahpusu" ve "Yol Ayrımı" kitapları geliyor sırasıyla. Onları da alıp okuyasım var.
 
0000000676914-1.jpg


Bir kitap değil aslında, görüldüğü gibi Tesla'nın aforizmalarını derlemişler, çerezlik yarım saatlik işi var.
 
Üç-beş sayfa falan kaldı. "[font='Georgia, serif']Türkiye'de Anarşi ve Terörün Sebepleri ve Hedefleri"[/font] kitabı hakkında denilecek çok fazla şey var. Sonuçta 1980 darbesini yapan cuntacıların çıkarttığı bir şey ve onların resmi ideolojisinin yansıtıyor. Bu açıdan okuması ve çalışması oldukça ilginç bir kitap. Ancak yazılanlar içinden ödülü kesinlikle bu sayfa kazanıyor. Ülkenin %20'sini oluşturan Kürtlerin varlığı komik bir rasyonalizasyon ve yalanlarla inkar ediliyor :D

20191204-185229-2.jpg

Not: 200 sayfaya yakın kitapta bir tane bile kaynak belirtilmediğini ve abuk sabuk yazım hataları ile yanlış kelime kullanımları olduğunu da belirtmeliyim. YÖK bastırmış bi de ya, te allam :D
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
select.php
Okuduğum değil de okumakta olduğum. Nietzsche'nin bu eserini henüz okumamıştım. Kendi içinde dört kitaba ayrılan kalın bir kitap ve detaylı bir çalışması. Henüz okumaya başladım, bakalım tam olarak nasıl bir şey çıkacak.

Ekleme: Aklıma gelmişken söyleyeyim. "Türkiye'de Anarşi ve Terörün Sebepleri ve Hedefleri" kitabıınn kalan son üç beş sayfası da bitti. YÖK'ün bu kitabı bastırdığı önsözde yazıyordu ama en sonda başbakanlığın emri ile bastırıldı da belirtilmiş. Böyle bir kitabın abuk sabuk imla hataları içermesi, sırf zeki görünmek adına bir sürü yanlış kelime kullanımı,180 sayfa boyunca bir tane bile kaynak belirtilmeden işkembeden sallanması, keyfi sıralamalar ve kategorilendirmeler yapılarak hiçbir şekilde ciddiye alınacak bir içerik sunamaması çok kötü bir şey. Propaganda kitabı olduğu ve yalanlarla dolu olduğu zaten başından beri belli ama en azından iyi görünmek için bir çaba sarfedilebilirmiş. Bunu da yapmıyor. Üniversitelere dağıtılmış bir de. Peh.

Özetle, tam bir köle kitabı. Türkiye'de yaygın olan köle ahlakının nasıl geliştiği ve kurulduğu bu kitapla güzel görülüyor. Daha doğrusu farklı bir şekilde dönüştürüldüğü çünkü bu kölelik isteği 1980'den öncesine uzanıyor. Ancak toplumun çoğunun sahip olduğu "ay hiçbir olaya bulaşmayayım kutsal devlet daddy-sama halletsin o hep haklıdır her şeyi bilir yanlış yapmaz :d:d katliamlar mı ne katliamları????" olayının nasıl modern zamanlarda oluşturulduğu görülüyor.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
0001724277001-1.jpg


Okuduğum 200 kusur sayfa için şunu söyleyebilirim, itibarını hak ediyor. Ama daha 700 sayfa falan var :D .
 
013-A5-EBF-128-E-458-A-BBE4-67-A643-AE4-CFE.jpg


Şuan kitabın yarısındayım ve kesinlikle okunması gerek bir kitap.Hayvanların İnsanlara karşı devrimini konu alan kitap.Gerçi Stalin denen herifin sanırımı bu kitapla bağlantısı var yazıyor ama ben hala ne bağlantısı var çözemedim :D
 
@Savior
Kitap Lenin ardından gelen Stalin iktidarını konu alıyor. Kitaptaki her bir hayvan belirli bir sınıfı temsil ediyor işçi sınıfı, kgb, yöneten sınıf gibi...
 
Üst