Ya daha önce anlatmışımdır. Dur hatta var mı yazdığım bir mesaj onu bir bulayım. Ama bulamadım ne yazık ki, neyse özet geçeyim.
Ace'in karakter yapısına bakınca onunla ilgili en çok göze çarpan özelliği (Alabasta da ilk tanıtıldığında) Luffy gibi özgürlüğüne çok düşkün ancak Luffy'e tezat şekilde Ace'in çok düşünceli, kibar ve de sakin biri olması idi . Evet biraz hayta idi biraz serseri idi ancak ılıman bir yapısı vardı hatta Ace ile tanışınca Nami, Luffy'nin abisinden bir şey öğrenmediği belli falan diyerek Ace'in, Luffy gibi burnunun dikine giden hafif beyinsiz biri olmadığına dikkat çekilmişti.
Daha sonra Marineford öncesi Ace'i gördüğümüzde Ace burnunun dikine giden, çok da kibar konuşmayan, acaip asi, başına buyruk kendine "baba" diye seçtiği adamın emirlerini hiçe sayan başına buyruk biri gibi çizildi.
Alabasta zamanında kendisinden seviyece oldukça alçak olan Smoker ile yüzleşmeden önce bile oldukça temkinli olduğunu gördüğümüz, şov yapmaktan kaçınan, Smoker'ı sadece gerektiği kadar oyalayıp sonra oradan tüyen bir Ace görmüştük. Ancak Karasakal ile dövüşünde Karasakal'ın tüm kadrosuna aynı anda dalmayı düşündüğünü gördük. Bilmediği bir meyveye karşı Smoker'a karşı olduğundan bile daha az temkinli olduğunu gördük.
Marineford'da ise kendi hayatını değersiz gören, kendisi için başkalarının ölmesinden endişe duyan nazik bir tarafını çizdiler ancak aynı Ace daha sonra kendi için ölen hayatları hiçe sayıp, baba dediği adamın emrini hiçe sayıp, itaatsizlik edip Luffy'nin az daha ölmesine akabinde ise kendi ölümüne sebebiyet verdi. Ve oradan zamanında kaçamadıkları için eğer Shanks gelmese tüm WB korsanlarının + kardeşinin yok oluşuna sebebiyet vermiş olacaktı.
Buna rağmen "tek pişmanlığım büyüdüğünü görememek" diyerek öldü ? Son ana kadar "Beni sevdiğiniz için sağolun" diyerek takıldı yani karakter bile şok benim gibi saçma birini nasıl sevdiniz der gibi. Beyazsakal desen o da ölüme yaklaştıkça o da "ben iyi bir baba mıydım" diye aforizma yapar oldu.
Yani o kadar saçma bir yazım ki, tamam arabesk ama bu kadar mı tezat bir arabesk olur.
Neyse Marineford sonrası post-war arc da ace - sabo - luffy çocukluğuna gidiyoruz. Bu sefer ace biraz Marineforddaki ace gibi biraz alabastadaki ve ace'in en büyük motivasyonunun babasına olan nefret olduğunu öğreniyoruz. Biliyorduk zaten de bunun köklerini görüyoruz ve Ace'in Garp tarafından illegal olarak kollandığını görüyoruz.
Şimdi benim anlamadığım şu;
- Elimizde babası korsanlar kralı olan bir çocuk var. Ve bu çocuk babasından nefret ediyor. Ve bu çocuk bir denizci efsanesi tarafından denizci olması için büyütülüyor. Bu durumda nefret ettiği babasının kitabını yazdığı meslek olan korsancılıktan da nefret edip, onu büyüten efsaneye minnetinden dolayı denizci olmasını beklersin değil mi ?
Hayır Ace korsan oluyor.
- Neyse olabilir, özgürlük fikri daha cazip gelmiştir, ya da babası gibi birilerini terk eden bir korsan yerine daha farklı bir korsan olarak belki kimlik bunalımını çözecektir diyorsun. Ancak öyle de olmuyor. Beyazsakal'ın hükmü altına giriyor. Beyazsakal kim, nefret ettiği babasının tayfa dışından olan en iyi dostu. Beyazsakal'ın varlığına rağmen Ace babasından nefret etmeye devam ediyor ve Beyazsakal'a baba diyor. Beyazsakal da nasıl bir manyaksa "ya oğlum senin baban şöyle adamdı, bak hata ediyorsun" demiyor.
- Neyse Ace yaptığı mesleğin "kralı" olan öz babasını baba olarak görüyor ne de kariyerini onun için riske atan denizci efsanesi Garp'ı öyle görüyor. Onu resmen kendi tayfasından söküp alıp, esiri yapan Beyazsakal ile stockholm sendromu yaşayıp Beyazsakal'ı babası olarak görüyor ve sonunda gerçekten "ailem" dediği bir yuva buluyor.
- Peki bunun karşılığını nasıl veriyor ? Kaptan Babasının emirlerini çiğneyip tüm tayfa + kardeşinin yok oluşuna sebebiyet verecek olan olayları başlatıyor.
- Neyse olmuştur bir talihsizlik ancak muhakkak bundan çok pişman olmuştur ? Dediğin noktada da "hiç pişmanlığım yok" diyerek ölüyor.
- Ve tüm bunlardan sonra fanlar Marineford'da olanlar için Garp'ı suçladı, Rayleigh'i suçladı (Ace'in varlığından haberi yok adamın), Dragon'u suçladı (ne alakaysa ama bunu bile duydum), Akainu'yu suçladı (adam işini yapıyor) ama kimse esas suçlu olan Ace'e bir şey demedi aksine bir de Ace kahraman oldu en popüler karakterlerden biri oldu

Bu kadar rezalet yazılmışken bu kadar sevilmesi beni daha da itti karakterden.
Nitekim Ace ve Itachi'lerin kahraman, Yagami Light'ların adil tanrılar gibi muamele gördüğü bu anime-manga camiasında Askeladd övülmesi beni şaşırtmamıştı
Demem o ki Ace kendi karakter kendi motifleri içinde çatışma içinde, son derece absürd, son derece şapşal bir yazıma sahip. Oda'nın plot için eğip büktüğü bir karakter. Plot için eğip bükülen ve yaptığı onca kötü şeye rağmen kahramanlaştırılan bir başka baş karakter abisi de Itachi mesela ancak Itachi bile Ace'den daha tutarlı bir karakter günün sonunda.