Ttglnin zayıflık olarak ifade ettiğiniz şeylerin ben amacına direk olarak hizmet eden şeyler olduğunu düşünüyorum ki çoğu kişide bu konuda böyle düşünüyor.
Yiğit sen bu serinin bir amacı olduğunu şirketi araştırarak, onlarca review okuyarak, animemeyi defalarca tekrar tüketerek, üzerinde kafa yorarak, başka fanlarla fikir birliği yaparak falan vardığın bir şey. Seriyi bitirdiğin ilk an tüm bu sözde "amaç" ya da "plan" ne kadar umrundaydı ya da ne kadar farkındaydın ? Dürüstçe ?!
Ayrıca eğer her amacı gerçekleştirmek bir başarı kıstası olmaz. Avengers: Infinity War'da Marvel'ın on yıllık amacının nihayete ulaştığını gösteren bir filmdi. Kaç defa eleştirdik beraber. Amaç, tanıdık, ucuz, yüzeysel ve de fark edilmesi zorsa bunu başarmanın çok da matah bir katkısı olmuyor açıkçası.
Ama çoğunluk kartını kullanmak gibi bir absürtlük yapmayacağım merak etme abi
düşünüyorum ki çoğu kişide bu konuda böyle düşünüyor.
Çoktan yaptın o yüzden merak etmiyorum D: D:
Sürekli p-up almaları zaten spiral güç konseptine direk hizmet eden bir olay.
Yiğit konu hizmet değil. Konu senin bu gaz dolu battle shounen'i olduğundan hatta serinin kendi tanımladığı temadan bile daha yoğun bir şekilde sofistikleştirme çaban. YOksa ben TTGL kendi ayağına çelme takan bir seri demiyorum zaten (gerçi bunu şu politika ayağı ile yaptı ama neyse)...
Yani derinlik ve felsefe ile ilgili argüman biterse amaç ve hizmete bakarım, o biterse ne kadar eğlenceli ve gaz olduğuna bakarım o biterse ne kadar renkli ve dönemi için iyi bir anime olduğuna bakarım o da biterse sembolizme karakterlere bakarım.. Böyle kaçak güreşerek zaten bu seriye dair net bir konu hakkında konuşamayız. Ben sana bu seri bir ipucu verirken bunu senaryolaştırılmış, hikayeleştirilmiş bir ip ucu değil evren dizaynı olarak arka plan cluesu olarak veriyor diyorum. Sen bana hizmet diyorsun
Kamina jr. olma meselesine gelirsek, zaten ana olay yine o
Yine aynı hatayı yapıyorusn, kimse sana "bunlar ana olay değil" demiyor. Ama bu seriyi sıradanlaştırabilen, yüzeyselleştirebilen, tek tipleştirebilen şeyler.
Seri sana tek bir rota sunuyor. Diğer bakış açılarına izin vermiyor.
Tamam da bu da bir marifet değil. Ayrıca zaman atlaması öncesi bize en çok verilen mesaj... "Benin inandığım sana inan, Simon'a inan" idi. Eskiden "benim sana inandığıma inan" gibi bir şey idi. Simon'un, Kamina'dan başka meziyet ve becerileri olduğu ve esas özel olan kişinin Simon olduğu idi. Zaman atlaması sonrası ise Simon bir karakter değil bir dekor idi.
Seri karakterlerine bilinçli olarak kamina jr. yapıyor. Ki yapanlarında gainax yani evengelion,flcl,top wo nerae gunbuster gibi yapımlar, yaptıklarında karakter derinliğine gayet girebiliyorlar.
Bilinçli yapılması da bunun çok iyi sonuç doğuracağı anlamına gelmiyor. keza stüdyonun önceki işlerinin iyi olmasının da... Şu an çok "müdavim" kafasıyla konuşuyorsun.
Bunu tercih etmesi sana kötü gelse de
Bana kötü gelmiyor ancak sen seriden "ölmeden önce görülmesi gereken benzersiz bir yaşam tecrübesi" gibi bahsedince.. Bunun iyi ya da kötü olmakla bir alakası kalmıyor
Seride ki her dövüş karakterlerin birşeyler farkına vardıkları dövüşler. Laf olsun diye bir boss dövüşü olmuyor,
Yiğit sen bu seriyi "Bu seri sadece bu şekilde yapılabilirdi" kafasıyla savunursan, kritik makamının söylediği her şeye bir kulp bulursun. Çünkü seri bitmiş ve belli bir başarıya ulaşmış. Ancak karakterlerin bir şeylerin farkına varması o dövüşler gerekli miydi ? Bunun için başka yöntemler geliştirilemez miydi ? Bu mudur ? Yani "Once in a life time" olarak tanımladığımız eserin forsu ??
Tam da beni doğrulamış oluyorsun. Ve evet laf olsun diye olmuş boss dövüşü var. Boss dövüşünün neden olduğu ya da ne sonuç alındığı laf olmasa da nasıl ve neden olduğu tamamen laf.
Birde abi ne bekliyorsun anlamadım, karakterler bu gizemi çözmek için mi uğraşsınlar?
Ben bir şey beklemiyorum sadece senin biçtiğin gömlek bu seriye 3 beden büyük. Ben seriyi olduğu bedeni ile seviyorum ve zevk aldım. Ama sen bundan İki Şehrin Hikayesi, Watchmen, Godfather, Space Oddysey falan çıkartmaya çabalarken ki "bu seri böyle yapacağını gösterdi gösterdiği gibi yaptı, bu göstergede de başka türlü yapılamazdı. İşte şurada bunu gösterdi, burada da bunu gösterdi bunu gösterdiğ iiçinde bu oldu. Başka türlü olamazdı SOnu. TTGL awesome" tarzı TTGL'yi başka hiç bir klasik eser ya da janra ile kıyaslamadan kendi motifleri içerisinde..
Yani senin yaptığın şey "Rakun dünyanın en harika hayvanıdır. Çünkü rakun çalıp çırpmak için evrimleşmiştir ve bu evrimin amacına uyacak şekilde hareket etmektedir. Gidip uçmaya çalışmıyor, fiziksel konuşllar ona ne veriyorsa onu yapıyor" demek gibi dünyadaki her hayvan için çoğaltabileceğin basit bir savunma ve cilalayıp, partlatma mekanizması yaratmak
Ben de sana bunu söylüyorum. Evet Rakun is cool ama sansar, gelincik, porsuk, lemur vs gibi tonlarca muadili var. O yüzden hayvanların tanrısı seçmenin anlamı yok diyorum.
karakterler bu gizemi çözmek için mi uğraşsınlar? Adamların hayatı tehlikede, sürekli dövüşmek zorunda kalıyorlar
Yiğit bu çok toy bir bakış açısı "ne bekliyorsun".. Ben karakterden ne bekleyeyim yiğit.. Karakter onlar yahuu

Benim bir şey beklediğim şey "çok sofistike, derin, ince ve de mutlaka kaçırılmamalı" diye tanımlanan bir serinin yaratıcılarının buna ne koyduğudur. Sen diyorsun ki seri ipuçlarını veriyor. Şimdi aynı sen diyorsun ki "bunlar gizem mi çözsün." Sürekli dövüşmek zorunda kaldıkları için gizemleri çözemiyorlarsa o zaman ne demeye bunu yazdın ?
Seride ki her dövüş karakterlerin birşeyler farkına vardıkları dövüşler. Laf olsun diye bir boss dövüşü olmuyor, her dövüş sonunda bir keşif oluyor
Ben TTGL ya da seni sorguluyormuşum gibi cevap verip, kendi topuğuna sıkıyorsun. Benim dediğim şey, seri ile ilgili cilalayarak anlattığın şeylerin % kaçı temiz ve de şık bir biçimde seri tarafından, yaratıcılar tarafından geliyor ve % kaçı tamamen senin kılı kırk yararak, biraz makyajlayıp, süsleyerek eklediğin şeyler oluyor ?
Bu açıdan serinin başında ipucu veriliyor dediğin şey ipucu değil Evren dizaynına girer hikayeye hizmet eden ipucu öyle verilmez o ipucu da böyle çözülmez diye bir ton açıklama yaptım. Bu kafayla ben OP'de de övünecek tonla şey bulurum .Bleach'de de wisecrack kafası bu
Pacing sorunu dediğiniz durumda serinin kendi dinamikleri içerisinde gerekli bir hızlanma;
Serinin kendi dinamikleri ne allah aşkına: Yiğit şu an seri bittiği için ve sen oldukça taraflı bir şekilde kafa patlattığın için bir dinamikten bahsediyorsun. 27 bölümlük bir serinin ilk 7-8 bölümünde hiç bir mühim ve ana "DİNAMİK" yok. 1/4 ü kadarı yani. Ondan sonra da zaman atlamasına kadar gene ucundan ucundan bişiler bir araya geliyor. O yüzden 1000 bölümlük, zaman atlaması yaşamamış, stabil vede parametreleri oturmuş bir seriymiş gibi "kendi dinamiklerinden ötürü abi" deme.
Bu mantıkla Kill Bill filmi de kendi dinamikleri sebebi ile o kadar corny ve cheesy idi eğer bunu kabul edersen sinema tarihinin en iyi filmi
Bu absürt durum üzerinden gidiyor zaten seri.
Zaten seriyi senin dediğin kadar derin yapmaktan uzaklaştırıp aksine ucuzlaştıran kısım da bu

Tüm serinin geyik ve şamata kısmına "gaz ve absürtlük" deyip sonra geriye kalana "felsefe" demek bu seriyi cilalamak, parlatmak demektir.
böyle bir anlatımı başka türlü yapmanın bir yolu yok.
Altın Oran TTGL'dir açıklaması da geldi
ilk defa bir seri çıkıp spiral güç diye birşey uydurup, ben milyarlarca yılı bir güç sayesinde 27 bölümde anlatacağım oturun izleyin diyor.
Ve bu neden bu kadar özel olmak zorunda ? eğer anlatım, karakterizasyon, özgünlük, alegori kullanımı, analitik düşünce gibi şeylerde türlerinin üstüne çıkamamış bir seride bu neden çok müthiş bir farklılık yaratıcı olmak zorunda ki ? ?
Yani seri sana ilk bölümden itibaren bu gelişimi temsili olarak sunuyor zaten
Hayır sunmuyor. Seri bittikten sonra yüzeysel bir bağlantı kuruyorsun ancak serinin ilk 10-12 bölümünde sana sona dair hiç bir bağlantı sunmuyor. Spiral King karşılaşması bile sadece bir konsept, bir kehanet bırakabiliyor sadece

Sen diyorsun ki ilk bölümden beri böyle.. C'moooon !
Bir de sen bir şeyi anlamadın. Beni ve @'Morakira''yı aynı kefeye koyup birimizden birine diyeceğin bir şeyi diğerine de söylüyorsun. Morakira seriyi tamamen sıkıcı bulmuş ve bitirmemiş biri. Ben belli bir seviyede eğlenmiş 77-78/100 gibi iyimser bir puan vermiş ve tüm seriyi bitirmiş ardından onlarca review okumuş biriyim.
Nitekim şu "anlamadığınız, görmediğiniz, kabul edemediğiniz, size anlatamadığım" vs gibi çoğul kullanımları bırak. Çünkü ikimizin seriye dair fikirleri farklı.
Bir tek konuda hem fikiriz. O da bu serinin bir all-time classic ve kesinlikle "ölmeden görülmel,, görülmezse hayatınızdan bir parça eksilir" tarzı bir seri olmadığı.
Ama ben diyorum ki "Bu iyi bir seri vaktiniz varsa kesinlikle izleyin, ama Yiğit'in hype'ına kulak verip çok şey beklemeyin." Öye yandan
@Morakira
"Bu seri oldukça klişe ve sıkıcı, bu kadar abartılacak bir şey görmüyorum. İzlenmese de olur" diyor. Ve sen ikimizi aynı kefede tutuyorsun çünkü "Aman tanrım TTGL harika nasıl olur da biri bunu izleyip de beyni arkasındaki duvara, gözleri de yuvalarından çıkıp ekrana yapışmaz." adlı trene bindiğin için

Bu trende olmayan herkes
ya"anlamıyordur, ya yanlış beklentidedir, ya da inkarcılık yapıyordur" gibi bir tutumun var aslan parçası.
Nitekim; TTGL bir şekilde iyi vede başarılı olmak ile birlikte ne anime sanatı içerisinde, ne hikaye anlatı sanatı içerisinde ne de battle shounen janrasında devrimsel, yeni bir soluk, inanılmaz alt metni ile sizi derinliğe boğarken, üst tema ile sizi hezeyan trenine bindirecek vs diyebileceğim bir seri değil ve bunun çok net ve belli sebepleri var. (Ki konuştuk uzun uzun bunu seninle hatta sen bile şu an sorguluyorum seriyi demiştin

)