Başlıkta sosyalizm değil, totaliter sosyalizm tarif ediliyor. Bu konuda yüzyıllardır soldaki iki kutup arasında bir tartışma var. Bir tanesi konuda bahsedildiği gibi totaliter, hükümet merkeziyetçisi bir sosyalizm. 1917'de Çarlık Rusyasında gerçekleşen sosyalist devrim de bu tiptedir. Dönemin -ve hala- ünlü sosyalist anarşistlerinden Kropotkin, bu hareketin lideri Lenin'i "bir devrimci değil, kana susamış bir manyak" olarak tasvir etmiştir. Aynı zamanda Bolşevik devriminin sonunda bir özgürlük ve eşitlik gelmeyeceğini, bütün gücü elinde bulunduran bir bürokrat sınıfının topluma zulmedeceğini söylemiştir. Nitekim de SSCB'de böyle oldu.
SSCB, kurulduktan sonra "Sosyalizm aha budur!" diye kendi propagandasını yaptı çünkü sosyalizm SSCB'de çok önemli bir idealdi. Aynı zamanda SSCB'nin en büyük düşmanı ABD de aynı propagandayı yaptı çünkü anti-sosyalist ve anti-komünist bir ülkeydi. Yani dünyanın en büyük iki propaganda organı aynı propagandayı onlarca yıl boyunca yaptı. Sonuç olarak, sosyalizmin tek versiyonunun bu olduğu zannediliyor. SSCB sosyalist değildi demiyorum, onların sosyalizmi sadece tek bir versiyonu diyorum. Totaliterlik karşıtı sosyalistler tarafından 100 yılı aşkın bir süredir eleştirilmekte olan bir tip.
Yukarıdaki alıntıda ismime tıklarsan tam mesaja yönlendiriyor zaten. Aşağıdakiyse
Bleach: Çamurlu Nehir'den alıntı.
"Özellikle 20. yüzyılda dünyada oldukça yayılmış olan diğer bir sistem, otoriteryen tip sosyalizmdir. Onun kökeninde de, yani 1917’deki Bolşevik Devrimi’nde, aynı davranışı görüyoruz. Menşevikler, sosyalist anarşistler vb. ile beraber hareket ediyor ve Çarlık Rusyası’na karşı bir isyan gerçekleştiriyorlar. Böylelikle onu devirmede başarılı oluyorlar. Ancak bu gerçekleşir gerçekleşmez, Bolşevikler içindeki küçük ama güçlü bir grup, diğer kesimleri öldürüyor ve bastırıyor. Ardından “halk” adına bu devrimi gerçekleştirdiklerini ilan ediyor, tarihi bu şekilde yazıyorlar. Bu esnada Bolşeviklerden oluşan bu kitle bürokratlar haline geliyor ve yeni ayrıcalıklı kesimi oluşturuyorlar."